Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ocak 2014 Perşembe
Şimdi Reklamlar!
Cnbce.com' dan spor ekonomisti Okan Can, Spor Toto Süper Lig takımlarının forma-göğüs reklamı sorununu yazmış. Biz de daha önce benzer bir konuyu "Hak"lı olmak..." başlığıyla, Bursaspor özelinde ama biraz da lig geneline değinerek yazmıştık. O günden bu yana sorun daha da büyümüş durumda. Yazıyı aynen aşağıya alıntılıyorum.
____________________________________________________________
Süper Lig'de ilk yarı geride kalırken birçok formada reklam alanları boş kaldı. Sponsor gelirleri geçen yıla göre yüzde 10 azaldı. Spor ekonomisti Tuğrul Akşar, düşüşün nedenlerini açıkladı.
Türkiye’de futbol ekonomisinin büyüklüğü 700 milyon Euro'ya ulaşmasına karşın sponsor gelirlerinde düşüş yaşanıyor. Spor Toto Süper Lig’de ligin ilk yarısı geride kalırken birçok kulübün formaları boş kaldı.
GELİRLER YÜZDE 10 AZALDI
2012-2013 futbol sezonunda toplam forma geliri yaklaşık 40 milyon Euro’yu bulurken bu sezon yüzde 10 düşüşle 36 milyon Euro’ya geriledi.
EN BÜYÜK PAY FENERBAHÇE’NİN
Sponsor gelirlerinde Fenerbahçe 9,5 milyon Euro ile ilk sırayı alırken, onu 7,75 milyon Euro ile Galatasaray izliyor. Beşiktaş 3,9 milyon Euro, Trabzonspor da 1,5 milyon Euro gelir elde ediyor.
22 REKLAM ALANI BOŞ KALDI
Göğüs, sırt, kol ve şort bölümlerine reklam alan kulüpler geçen yıl 13 bölümde sponsor bulamazken bu yıl boş kalan reklam alanı 22’ye çıktı. Bir başka deyişle, sponsorların yarısı çekildi.
ANTEP TAMAMEN SPONSORSUZ
Süper Lig’de Fenerbahçe, Galatasaray, Karabük, Sivasspor ve Elazığspor’un formaları dolarken, sadece Gaziantepspor’da hiçbir reklam bulunmuyor. Bursaspor ve Kayserispor’da ise gögüs bölümü boş kaldı.
İNGİLTERE TÜRKİYE'NİN DÖRT KATI
Avrupa liglerinde ise geçen yıla göre gelirler arttı. İngiltere Premier Lig yaklaşık 160 milyon Euro ile forma gelirlerinde ilk sırayı alırken, Almanya Bundesliga 127,8 milyon Euro ile ikinci, İspanya La Liga 85,7 milyon Euro ile üçüncü durumda bulunuyor.
DÜŞÜŞÜN NEDENLERİ
Peki Avrupa’da sponsor gelirleri artarken Türkiye’de neden düşüyor? CNBCe.com’a konuşan spor ekonomisti Tuğrul Akşar, bunun en önemli nedeninin marka değeri ve şike davası olduğunu belirtti. Şike davası ve UEFA’dan gelen cezadan sonra futbola olan ilginin azaldığını belirten Akşar rekabette de dengenin bozulduğunu söyledi. Akşar ”Şike olayları futbola ilgiyi azalttı ve rekabet bozuldu. Örneğin Fenerbahce şampiyon olsa bile Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyecek; bu hem marka değeri, hem de futbola ilgide kayıp yaratıyor. Sponsorlar için cazip bir durum söz konusu değil” dedi. Akşar, kulüplerde satış pazarlaması ve stratejisi olmadığını belirterek ”Performanslarında devamlılık da yaratamıyorlar, bu da sponsorlar için sorun yaratıyor” diye konuştu.
(Kaynak: Formalar neden boş kaldı?)
Etiketler:
Beşiktaş,
bursaspor,
cnbce,
ekonomi,
Fenerbahçe,
forma,
Galatasaray,
Gaziantepspor,
göğüs,
ingiltere,
premier,
reklam,
Sponsor,
Spor Toto Süper Lig
25 Ocak 2013 Cuma
Bir...
Pazar günü derbiye gidiyor Macvan ve Furkan.
Macvan heyecanını ve hazırlıklarını paylaşmış Furkan'la.
"Macvan : Pazar günü için her şey hazır
Furkan : Neden Altıntop?
Macvan : Çünkü o'nu çok seviyorum. Sadece Sabri ve Altıntop :)
Furkan : Ben de kendi formamla (basketbol) ya da Sabri formasıyla geleceğim.
Sonunda Macvan : Arkadaşım da Sneijder formasıyla geliyor."
BİZ BİR AİLEYİZ. KENETLENDİKÇE DAHA DA BÜYÜYEN!
Etiketler:
aileyiz,
altintop,
Beşiktaş,
bir,
biz,
Derbi,
forma,
furkan aldemir,
hazırlık,
jersey,
kenetlendikçe daha da büyüyen,
macvan,
milan,
pazar,
sabri,
sneijder
19 Ocak 2013 Cumartesi
Cevher...
Önceki gece, Beşiktaş – Barcelona Regal maçının tekrarını izlerken, uzun süredir dikkatimi çeken bir noktanın takrarlandığını fark ettim. Yerli koçların, yerli oyunculara karşı sergilediği güvensiz tavır. Bu tuhaf huy, bilhassa Eurolague maçlarında daha da ortaya çıkıyor. Galatasaray’da bu sorunu Ergin Ataman – Boniface N’Dong – Furkan Aldemir üçgeninde görüyoruz. N’Dong geldiğinden bu yana Furkan’ın aldığı sürelerde ciddi azalma var. Bu, son zamanlarda Furkan’ın oyununu da etkilemeye başladı.
Neyse, biz asıl konumuza dönelim. Dün geceki maçta, 4. çeyreğin başlarında (ya da 3. çeyreğin sonlarında da olabilir, net hatırlamıyorum) Gasper Vidmar, hücum sırasında komik ve yorgunluk belirtileri gösteren bir faul yaptı. Bu faulün ardından zorunlu (ve aslında E. Kunter tarafından gayet isteksiz) bir Vidmar – Cevher değişikliği gelirken, kenarda oyuna girme tutkusuyla bekleyen Cevher, bir anda, Galatasaray MP günlerinden de hatırladığımz o patlayıcı ritmini ortaya koydu. Ardı ardına bulduğu sayılar ve rakip pota altında aldığı fauller, Beşiktaş’ı neredeyse maça ortak olmaz noktasına getirdi; ki sayı farkı da çok fazla değildi bu dakikalarda.
Bu bana şunu hatırlattı. 2011 yılında GSFans.org için Murat Özyer’le yaptığım söyleşide, kendisine şöyle bir soru yöneltmiştim; " Alt liglerde oynamak daha mı zor hocam? Sonuçta imkânlar biraz daha kısıtlı. Hem maddi bakımdan hem oyuncu havuzu bakımından."
Kendisinin yanıtı açık ve netti. "Tabii daha zor. Çünkü burada ortam daha farklı. Mücadele, sistem hep farklı. Aradığın tipte oyuncu bulmak çoğunlukla zor. Size yok mesela. 5 numara yok. 4 numara bazen 5 numara gibi, 3 numara 2 numara gibi oynuyor mesela mecburen."
Sorun böylesine ciddi boyutlarda. Düşünün, ben bu söyleşiyi yapalı 2 sene olmuş ama değişen bir şey yok. Alt liglerden en üst lige kadar, giderek daralan hareketli ve şutu olan uzun oyuncu rotasyonunda çok önemli bir yere sahip Cevher ve tarzı oyuncuların. Emre Bayav’ ın bugün ligin baş altı takımlarından birinde oynuyor olmasının sebeplerinden biri de budur. Kızılyıldız’dan Efes Pilsen’e döndüğünde neredeyse hiç şans tanınmadı ve Pertevniyal, Darüşşafaka vs kiralandı durdu. "Kızılyıldız’da oynamış, benim takımımda mı oynayamayacak?" demedi o dönem Oktay Mahmuti. Emre sadece yakın zamandan bir örnek. İsimleri çoğaltabiliriz.
Bugün; EuroBasket 2001′de ortaya çıkan 12 Dev Adam ekolü ve o ekoldeki uzun rotasyonunun son bulmaya başladığı yıllarda, aşağıdan gelen yeni nesilden, ligi domine eden bir yerli oyuncu rotasyonu yaratılamadıysa, ve Bora Hun Paçun, Barış Hersek, Melih Mahmutoğlu, Altay Özurgancı vb gibi bu sınıfa giren gençler adeta havada kapılan oyuncular olamadılarsa bu; zamanında bu oyunculara gerekli güvenin gösterilmemesi, bir başka deyişle gereken özgüvenin aşılanmaması yüzündendir.
Şimdi yeni bir nesil yetişiyor. Doğuş Balbay, Birkan Batuk, İlkan Karaman, Can Maxim Mutaf, Doğukan Sönmez, İzzet Türkyılmaz, Sertaç Şanlı, Samet Geyik, Kenan Sipahi, Dusan Cantekin, Can Korkmaz ve daha niceleri. Aynı tutum bu oyunculara karşı da sergilenmesin. Furkan Aldemir ve Göksenin Köksal, gereken özen gösterildiğinde neler yapabileceklerinin en iyi örnekleri.
Avrupa’da parmakla gösterilen ve ekol olarak görülen pek çok ülkenin çıkaramadığı kadar iyi yerli koçlara sahibiz. Ama o noktaya gelip "tamam artık ben oldum" dememeliler. Türk basketboluna sadece yeni oyun tarzları, yeni idman şekilleri, savunma rotasyonları kazandırmak işlerini yaptıkları düşüncesi uyandırmamalı kendilerinde. Bu ülkeye asıl katkıyı, alt yapılardan gelen yeni nesile gereken önemi verdiklerinde ve onları kalıcı şekilde basketbola kazandırdıklarında yapmış olurlar benim nazarımda.
İsmail ŞEN | GSFans.org
Etiketler:
altyapı,
Basketbol,
Beşiktaş,
cevher,
doğukan sönmez,
doğuş balbay,
Euroleague,
furkan aldemir,
genç,
ilkan karaman,
nesil,
özer,
Regal Barcelona,
Türk
#Idontfeeldevotion...
Önceki gün Facebook'ta bir arkadaşım yayınladı şu görseli. Olay tam da başlıkta yazdığımızla özetlenecek türden.
Zaten fotoğrafın altına da "Öyle deme. Onların birinin Pianigiani'si var; öbürünün de 3 tane kupası..." yazdım yorum olarak. Daha da birşey demem, diyemem.
Etiketler:
3 kupa,
Basketbol,
Beşiktaş,
Euroleague,
facebook,
Fenerbahçe Ülker,
görsel,
ı dont feel devotion,
pianigiani
16 Ocak 2013 Çarşamba
Marka Değeri...
Şunu bizim ülkede göremezsin hacı. Forma, eğer yamulmuyorsam Liverpool forması. Sırtta Manchester City'in uslanmaz adamı Balotelli'nin ismi.
Ben mesela, bir Galatasaray taraftarı olarak Alex'e büyük saygı duyarım ve severim de. Şimdi ben bir Galatasaray forması alacağım, arkasına Alex yazdıracağım ve onunla otobüse binip maça gideceğim ha.
Küfür edemiyorum, ayıp olur. Ama bir özdeyişle anlatayım olacakları. "Adamı 2'yle çarpıp 4'e katlayıp kaldırıp rafa koyarlar." Öyle bir dayak yersin ki bırak maça gitmeyi stadın yollarını unutursun. Biz de taraftar kültürü gelişmemiştir. Galatasaray'lı olup Fenerbahçeli bir oyuncuyu ya da Beşiktaş'lı olup Bursaspor'lu bir oyuncuyu sevemezsin. Bu liste böyle uzar gider.
Biz hala "marka değeri", biz hala "Avrupa'nın en iyi 6. ligi" diye kendimizi kandırmaya devam edelim.
Etiketler:
6.lig,
alex,
Avrupa,
balotelli,
Beşiktaş,
bursaspor,
city,
değeri,
en iyi,
Fenerbahçe,
forma,
Galatasaray,
isim,
liverpool,
manchester,
marka,
yazdırmak
13 Ocak 2013 Pazar
Ver Lefter'e...
"Çok gençtim... Her kulüp peşimde idi...Ciddi ciddi Beşiktaş'a gidiyordum... Korktum...Heybetinden çekindim...Baba Hakkı'nın olduğu yerde belki elim ayağım birbirine dolanır dedim ve Beşiktaşlı olmaktan vazgeçtim..."
Lefter Küçükandonyadis
Gidişinin üstünden 1 yıl geçmiş bile. Su gibi akıp gitmiş zaman. Kral Metin Oktay'la birlikte, Türk futboluna ve milli takıma verdiğin emekleri ben kendi adıma unutmayacağım. Toprağın bol olsun.
Etiketler:
baba hakkı,
Beşiktaş,
efsane,
Fenerbahçe,
kral,
küçükandonyadis,
lefter,
metin,
oktay,
ölüm,
ver lefter'e,
yıl dönümü
9 Aralık 2012 Pazar
Engel...
Gün çok keyifli başladı aslında benim için. Güzel bir pazar sabahına uyandım, ailemle birlikte güzel bir kahvaltı yaptım ve 5 yaşından beri maçlarını izlediğim Bal-Kes'imin, liderliği alma şansı olan İnegölspor maçını izlemek için babamla beraber stada doğru yola çıktım. Bal-Kes'im 1-0 kazandı ve 2 puan farkla liderliğe yükseldi. Eve geldiğimde keyfim çok yerindeydi. Neşeliydim. Ta ki; Galatasaray'la Beşiktaş arasında oynanan tekerlekli sandalye basketbol maçında, Beşiktaş taraftarlarının yaptıklarını ve olayların fotoğraflarını görene dek.
Olay özetle şöyle; Galatasaray ve Beşiktaş RMK Marine takımları arasında, Ahmet Cömert Spor Salonu'nda oynanan müsabakada ilk yanlış Beşiktaş taraftarlarının salona alınmasıyla başlıyor. İl Spor Güvenlik Kurulu kararı ve kulüpler arasındaki anlaşma gereği misafir takım taraftarının salona alınmaması gerekirken, (kimin izniyle ve hangi akla hizmet bilinmez) antrenörümüz Sedat İncesu'nun itirazlarına ve "bakın bu iş böyle olmaz, kurallar var. Bir terslik çıkar" şeklindeki ikaz ve itirazlarına rağmen, "ne olacak canım, onlarda takımlarını destekleyecek" denilerek Beşiktaş taraftarı salona alınıyor. Ve o takımlarını desteklemeye(!) gelen BJK taraftarları daha maç başlamadan sahaya girip, ortalığı savaş alanına çevirip maçın başlatılamamasına sebep oluyor. Bu olayın ardından polis, (niyeyse) Galatasaray taraftarlarını salon dışına çıkardı. Saha komiseri yaşananlardan sonra müsabakayı başlatmama kararı verdi. Sahaya giren Beşiktaş taraftarları Galatasaray tribününde asılı bir pankartı indirdi.
Salon komiserinin kararına rağmen maç başladı. Ancak, birilerinin durmaya niyeti yoktu. Olayların devam etmesi üzerine maç yarıda kaldı. Sporcuların tekerlekli sandalyeleri bile kırıldı. Beşiktaş taraftarına tepki çok büyük. ultrAslan resmi sitesinden konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Şuradan okuyabilirsiniz. Söylenecek şey yok. Yukarıdaki fotoğraf herşeyi özetliyor. İş reklam yapmaya gelince engellileri bir güzel kullanan Çarşı'nın zaten dosyası kabarık. Irkçılık'ları tescilliydi. Şimdi ise bana göre şiddet yanlısı oldukları açığa çıktı.
Bakalım bu olaylarla ilgili kişi ve kurumlar gerekeni yapacak, yasalar adil şekilde uygulanacak mı? Sabırla izliyor olacağız.
Etiketler:
ahmet cömert,
Beşiktaş,
çarşı,
engel,
Galatasaray,
olay,
rmk marine,
salon,
Sedat İncesu,
Tekerlekli Sandalye Basketbolu,
ultrAslan
9 Haziran 2012 Cumartesi
Bir Spor Terimi Olarak Fişi Çekmek...
Beko Basketbol Ligi'nde play off finali inanılmaz heyecanlı geçiyor. Beşiktaş Milangaz ve Anadolu Efes arasındaki serinin son maçı dün akşam Sinan Erdem'de oynandı. Efes, pes etmediğini ve etmeyeceğini gösteren önemli bir galibiyet aldı ve seriyi 3-2'ye getirdi.
Maçın son anlarında yaşanan ve başrolünde sadece son 3 saniyede oyuna giren ve yapacağını yapan Doğuş Balbay'la, Lafayette, Hawkins, Savanovic ve Kerem Tunçeri'nin yer aldığı "basketbol ve son topa kadar" konulu bir kısa film festivali de yaşandı adeta. Maçın son anlarında yaşanan o muhteşem anları ve Doğuş Balbay'ın fişi çeken basketini gördüğünüzde bir kez daha basketbola aşık olacaksınız.
Etiketler:
Anadolu Efes,
Basketbol,
beko,
Beşiktaş,
bir,
çekmek,
doğuş balbay,
fişi,
hawkins,
lafayette,
ligi,
milangaz,
olarak,
Play-off,
savanovic,
spor,
terimi
17 Mayıs 2012 Perşembe
Gerçek "Yenilmez Armada"...
Önceki gün oynanan Galatasaray MP - Beşiktaş Milangaz play-off yarı final maçında çok özel misafirleri vardı Abdi İpekçi'nin. Galatasaray erkek basketbol takımına son şampiyonluklarını yaşatan efsane kadro oradaydı. Üzerlerinde "Galatasaray Ruhtur" yazılı tişörtlerle, o günleri yeniden yaşattılar salondaki binlere. Paul Dawkins hala o kadar bizden, hala o kadar genç ve fit'ti ki; "1 hafta idman yapsın yine oynar" diyenler vardı. O ruh o gece güç verdi Galatasaray'a. Son bölümünde sıkıntı yaşadığı maçı, "son topa kadar" felsefesini Galatasaray ruhuyla birleştirerek kazandı belki de Mahmuti'nin aslanları. Şimdi 2. maç zamanı. Bu akşam Galatasaray finale doğru sağlam bir adım atmak için çıkacak parkeye. Attıkları her şut sayı olsun.
Etiketler:
Abdi İpekçi,
armada,
Basketbol,
Beşiktaş,
Galatasaray,
gerçek,
maç,
Medical Park,
milangaz,
paul dawkins,
Play-off,
ruh,
saha,
son topa kadar,
yenilmez
20 Nisan 2012 Cuma
Düzensizliğin Düzeni...
Önce birilerine yetmedi kazandıkları. Daha fazla kazanmalıydılar. Galatasaray'ın altında kalmamalı, kesinlikle her alanda o'nu geçmeliydiler. Ama bunun normal yollarla kolay olmadığını çabuk farkedip, 3 Temmuz'da tüm ülkeyi ve futbol dünyasını sarsan soruşturmayla ortaya çıkan ilişkiler yumağını kurmaya başladılar. Enseye tokat göte parmak kıvamına gelen ilişkiler yumağının ürettiği düzen bir süre sonra tüm futbol dünyasına sızdı.
Şike ve teşvik girişimleri, hatta gerçekleşenleri, kayıtdışı para alış verişleri, mafyalaşma. O ilişkiler yumağının aktörleri, yıllardır Türk futbolunun en kritik makamlarına kendi adamlarını yerleştirdiler, yerleştiriyorlar. Önce doğruca tepeden oynamaya karar verdiler. Mahmut Özgener geldi federasyon başkanlığına. Dönemi şike girişimlerinin ve gerçekleşmelerinin zirve yaptığı dönem oldu. Öyle ki; kendisinin bile bu çirkin ilişkiler yumağının bir parçası olduğu ortaya çıktı.
Sonra federasyon seçimleri geldi dayandı kapıya. Fanatik Fenerbahçe'li oluşu ile bilinen, sahip olduğu Acıbadem Sağlık Grubunun, o dönem halen Fenerbahçe kadın voleybol takımının isim sponsoru olduğu Mehmet Ali Aydınlar. 3 buçuk ay gibi kısa bir süre görev yaptı ve sorunun çözümü için hiçbirşey yapmadı. Kaos ve ilişkiler yumağı, aktörlerin çoğu tutuklu olmasına rağmen şaşırtıcı şekilde aynen devam etti. Fenerbahçe asbaşkanı Şekip Mosturoğlu'nun “Tahkim Kurulu 6-1, Disiplin Kurulu 4-3 bizde” sözleriyle dinleme kayıtlarına yansıyan durum bugün itibariyle aynen devam ediyor.
Ve son federasyon seçimleri. Mevcut federasyon başkanı Yıldırım Demirören ve Beşiktaş kulübünün de şike soruşturmasında adı geçerken, Yıldırım Demirören tek aday olarak girdiği seçimi kazandı ve kendi kurullarını oluşturmaya başladı. İşte o kurullardan biri, PFDK dün bu ülkede görüp görebileceğimiz en skandal 2 karara imza attı. Geçtiğimiz hafta sonu oynanan Fenerbahçe - Trabzonspor Süper Final maçında, rakibi Zokora'ya ırkçı sözler sarfeden Emre Belözoğluna, ve kendi sahasında Galatasaray'la oynadığı maçta, seyircisi Ebouye'ye saldırmak üzere sahaya dalan, stadı yıkan, olaylar çıkaran Beşiktaş'a 2'şer maç göstermelik ceza verildi. Dahası, Emre'ye verilen ceza ırkçılık nedeniyle değil. Yani dün bu ülkede, rakibine ırkçılık yapan bir oyuncunun yaptığı yanına kâr kaldı. Emre'yi kurtaransa bizzat PFDK başkanının kendisi.
Özetlersek; kayıtlara geçsin, yarattıkları düzensiz ortamın düzene dönüşen sistemi,UEFA ve FİFA'nın sıfır toleransla baktığı en büyük 3 suçtan biri olan, Türkiye'nin de taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde de açıkça karşı çıkılan ırkçılık dün itibariyle bu ülkede serbest. Ceza bile almıyorsunuz. Artık sokakta gördüğünüz her zenci'ye, sırf canınız istediği için "fucking nigger, negro" diyebilirsiniz. Utançtan yüzünüz kararmazsa...
Etiketler:
2 maç,
ali,
aydınlar,
belözoğlu,
Beşiktaş,
ceza,
demirören,
düzeni,
düzensizliğin,
emre,
FİFA,
haluk ulusoy,
ırkçılık,
mahmut özgener,
mehmet,
pfdk,
TFF,
UEFA,
yıldırım,
zokora
17 Nisan 2012 Salı
İstatistik Bilimdir Sanıyordum...
Haberin tamamı şurada. Uzuuun bir metinle, vurgulana vurgulana haberleştirilen istatistik(!), Fatih Terim'in Galatasaray'ın başındayken Beşiktaş'ı deplasmanda ilk kez yenmeyi başarması. Çok önemli istatistik(!). Adam Galatasaray'la 4 yıl üstüste, üstüne de UEFA Kupası şampiyonluğu yaşamış. Milli takımla sayısız başarılar elde etmiş. A milliler ilk uluslararası organizasyonuna (Euro 96) o'nun sayesinde gitmiş. İtalya'da Fiorentina'yı Milan'ı çalıştırmış. Bugün, sırf İtalyan kanalı için maç yorumlamak adına San Siro'ya gittiğinde İtalyan taraftarlar ellerini öpüyor. Rui Costa'ya bugün gidip Fatih Terim dediğinizde, adam Fiorentina'yla kazandıkları İtalya Kupasını ve kupayı o'na ithaf edişlerini ağlamaklı gözlerle anlatıyor. Amma ve lakin; bizim basının tuttuğu ve daha da kötüsü öne çıkardığı habere; pardon istatistiğe bak.
Etiketler:
4 yıl,
Beşiktaş,
bilimdir,
euro 96,
fatih,
fiorentina,
istatistik,
İtalya,
kupa,
milan,
rui costa,
San Siro,
sanıyordum,
terim,
UEFA
11 Ocak 2012 Çarşamba
Fernandes...
Foto muhabirleri spor sahalarının en zor ama bir o kadar da keyifli işini yapan insanlardır. Ara sırada böyle muhteşem kareler yakalayıp bize eşsiz göz zevki fırsatları sunuyorlar.
Yer :İnönü Stadı, Yeni Açık Tribün sağ köşe gönderi.
Kanatlarını açıp havalanmak üzereymiş gibi objektife yakalanan da tabii ki Manuel Fernandes.
Etiketler:
Beşiktaş,
BJK,
Fernandes,
foto,
İnönü stadı,
köşe gönderi,
Manuel,
muhabir,
Tribün,
yeni açık
3 Ocak 2012 Salı
Ahmet Bali'ye Destek...
2012'ye güzel girdik demeye kalmadı, tatsız haberler gecikmeden gelmeye başladılar sağolsunlar. Türkiye'de kulüpleri ve tribünleri sorgusuz sualsiz birleştiren tek bir olgu vardır. Yaşam mücadelesi. Bu kez mücadele eden siyah beyazlı renklere gönül vermiş genç kardeşimiz Ahmet Bali. Yaklaşık bir yıl önce böbrekleri, pankreası ve beyninde tümör tespit edildi Ahmet'in. Doktorlar ameliyat(lar)ın zorunlu olduğu teşhisini koydu. Ama ameliyat bedava değil elbette. 21 bin TL tutacağı hesaplanan ameliyatlar için, Ahmet'in sağlığına kavuşabilmesi için bir destek kampanyası başlatılmış durumda.
Kampanya'ya destek vermek için gerekli bilgilere ve hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz. Haydi, Ahmet'e yalnız olmadığını hissettirelim.
23 Aralık 2011 Cuma
Kararsızlık En Kötü Karar...
Videodaki tezahürat 3 Temmuz'dan önceydi. Ama geçen akşam oynanan Samsun maçı sonrası, stadta maçı izleyen Beşiktaş taraftarları, maç sonu "Beşiktaşın çocuğu Carlos Carvalhal" tezahüratı yapıyordu. Ne olmuştu da bu kadar kısa sürede işler böylesine değişmişti peki? Cevabı burada. Sonuna kadar okumakta fayda var.
Etiketler:
3 temmuz,
Beşiktaş,
carlos,
carvalhal,
havutçu,
samsun,
Spor Toto Süper Lig,
tayfur,
tezahürat,
video
4 Aralık 2011 Pazar
Seri...
Engelsiz Aslanlar 111 - 26 Şanlıurfa (Basketbol)
Antalya Bşb 76 - 88 Galatasaray MP (Basketbol)
Galatasaray MP 86 - 73 Optimum Ted Ankara (Basketbol)
Galatasaray 3 - 0 Beşiktaş (Voleybol)
Gençlerbirliği 0 -1 Galatasaray (Futbol)
Gördüğünüz tablo Galatasaray takımlarının bu haftasonu sergiledikleri performans. Gurur duymak için ne güzel bir sebep. Post'u güzel bir motto'yla bitirelim;
5'i bir yerde sıra Fener'de...
Etiketler:
5,
Beşiktaş,
Engelsiz Aslanlar,
Fener,
Fenerbahçe,
Galatasaray,
Galatasaray Medical Park,
gençlerbirliği,
optimum ted ankara,
Seri
23 Kasım 2011 Çarşamba
Basketbol'da Avrupa Sahnesi...
Kısa bir aranın ardından, yeni bir basketbol'da Avrupa Kupaları haftasındayız. Dün akşam Beşiktaş Milangaz, Türk Telekom ve Pınar Karşıyaka'nın Euro Challenge maçlarıyla başladık. İyi de başladık, 3'te 3 yaptık. Beşiktaş Milangaz, NBA patentli yıldızı Deron Williams'ın resmen patlama yaptığı ve 50 sayıya ulaştığı maçta, Alman ekibi Göttingen'i 105-94 mağlup etti. Maçın ayrıntıları şurada. Gecenin bir diğer güzel haberi de İzmir'den geldi. Pınar Karşıyaka, bir başka Alman ekibi Telekom Baskets Bonn'u 66-65 yenerek gruptaki ikinci galibiyetini aldı. Pınar Karşıyaka'da Birkan Batuk ve Stonajeviç öne çıkan isimler oldular. Bu maçın ayrıntıları içinde böyle buyrun lütfen. Gecenin son galibiyeti ise başkent ekibi Türk Telekom'dan geldi. Mavi-beyazlılar, Belarus ekibi BC Minsk 2006'yı 93-74 mağlup etti. Haberin ayrıntıları için tıklayın. Şimdi gözler Euroleague'e çevrilmiş durumda. Galatasaray Medical Park hem kadınlarda hemde erkeklerde önemli maçlara çıkacak. Kadınlar Eurolague'de yoluna kayıpsız devam eden Galatasaray Medical Park kadın basketbol takımı, bugün sahasında favori takımlardan İspanyol Ekibi Ros Casares'i ağırlayacak. Erkek takımı ise Polonya deplasmanına gidiyor ve rakip Asseco Prokom. Haftanın diğer önemli maçları ise Anadolu Efes - Partizan ve Caja Laboral - Fenerbahçe Ülker. Güzel başlayan bu hafta güzel bitsin diyelim ve kendimizi basketbol ateşinin kollarına bırakalım.
Etiketler:
Anadolu Efes,
Basketbol,
Beşiktaş,
Caja Laboral,
Deron Williams Galatasaray Medical Park,
eurochallenge,
Euroleague,
Fenerbahçe Ülker,
karşıyaka,
milangaz,
Partizan,
Pınar,
Türk Telekom
22 Kasım 2011 Salı
Eboue...
"Bu Eboue'yi, hafta içi Nathional Geographic'te falan bakın, çok sık görürsünüz."
Şurada bahsettiğimiz olayların daha dumanı üstündeyken, çok fazla geçmeden yukarı'da ki skandal yaşandı. Hemde bir SPOR KULÜBÜ' nün, Beşiktaş'ın resmi yayın organı olan BJK TV'de. Skandala imza atansa, BJK TV programcısı Burhan Akdağ. Galatasaray taraftar cephesi ayaklanmış durumda. Öfkenin boyutunu kelimelerle anlatmak zor. Söz konusu şahsa aklıselim Beşiktaş taraftarlarından ve spor medyasının önde gelen isimlerinden de büyük tepki var. Söylenecek şey çok...ama kısaca YUH.
21 Kasım 2011 Pazartesi
Çarşı Irkçılığa Karşı(!) mı?
Dün akşam güzel bir maç izleme arzusuyla oturdum tv'nin başına. Temmuz ayında başlayan şike soruşturması, ve o günden bu yana futbol dünyasında yaşanan federasyon ve Mehmet Ali Aydınlar mahreçli tatsız ve çirkin gelişmeler beni bir hayli soğutmuştu futboldan ve süper ligden. Ancak dün bir derbi oynanacaktı ve ben uzun zaman sonra gündüz saatlerinden itibaren maçın havasına girmeye başladım. Formamı giydim ve maç saatini hem internette hemde tv'de maça dair gelişmeleri takip ederek bekledim. Ve o an geldi, saatler 19 : 00'ı gösterdi. İnönü'de maç güzel başladı, heyecanlıydı...hop oturdum hop kalktım ancak bir süre sonra işler değişmeye başladı ve benim yine tadım kaçtı. Sebebi ise Beşiktaş taraftarının dün tribünlerde sergilediği iğrenç davranışlardı. Hiç öyle Van'ı unutmadıklarını ve hatırlatmak istediklerini belirttikleri, bana göre komik eylemlerinden dolayı teşekkür etmeyeceğim. Çünkü yaptıkları çirkinlikler tüm bu eylemin önüne geçti.
Maç boyunca tribünler sahaya yabancı madde yağdırdı durdu. Hasan Şaş'ın kafasına inen bozuk parayla başladı herşey ama asıl olay Eboue'nin başına gelenler ve o'na yapılan iğrenç ırkçı tezahürattı. Maç boyunca kapalı tribünden Eboue'ye küfürler yağarken aynı anda yabancı maddelerde havada uçuştu. Bunlardan biri Eboue'nin sakatlanıp yerde kaldığı bir pozisyonda üzerine gelen su şişesi, diğeri de yine Eboue taç atışı kullanmak isterken sırtına isabet eden çakmaktı. Eboue maç boyunca devam eden bu yabancı madde yağmuruna sırtına isabet eden çakmağın ardından resmen isyan etti ve işte o anda tribünlerden iğrenç bir tezahürat duyuldu. Beşiktaş taraftarı(!) Eboue'ye topluca "Maymun" diye bağırdı. Sonrasında sahaya yabancı madde yağmaya devam etti. Fotoğrafta gördüğünüz içki şişesi de dün akşam tribünlerden sahaya atılanlar arasındaydı. Dün akşam söz bitti. Her zaman keyifle izlediğim ve beğendiğim Çarşı grubu ve Beşiktaş taraftarı da.
Etiketler:
Beşiktaş,
çarşı,
Derbi,
Eboue,
Galatasaray,
grubu,
hasan şaş,
ırkçı,
ırkçılık,
inönü,
maymun,
Taraftar
16 Kasım 2011 Çarşamba
Sorumluluk...Sahiplenme !
Yukarıdaki fotoğraf bir cep telefonu operatör şirketinin, AVEA'nın bir bayisine ait. Nerede olduğunun, kime ait olduğunun bir önemi yok. Dikkatinizi çekmek istediğim nokta vitrine asılmış olan formalar. Hepsi sahte ve korsan ürün. AVEA bugün Süper Lig'de mücadele eden 4 büyük takımın sponsoru. Ama ana sponsoru ama yan sponsoru, fark etmez. Sonuçta resmi imzalarla kayıt altına alınmış, karşılıklı sorumlulukların bulunduğu anlaşmalar var. Ve ben bu anlaşmaların hiçbirinde "sponsor firma benim resmi ürünlerimi kullanmadan, ama adımı ve renklerimi kullanarak istediği reklamı yapabilir" şeklinde bir madde olduğunu zannetmiyorum. Korsanla mücadele için taraftarından destek isteyen, korsan ürün satılan yerlerin ihbar edilmesini isteyen kulüpler, bu taleplerine taraftarden büyük oranda olumlu yanıt alırken, kendi yaptıkları anlaşmaların böyle basit ve hoş olmayan yöntemlerle ihlal edilmesi bir süre sonra taraftarın da korsanla mücadelede şevkini kırmaya başlar. Eğer taraftar bu gibi şeylere daha fazla şahit olursa ve "kulüp kendi içindeki iştiraklerine ve sponsorlarına söz geçiremiyor korsan konusunda, ben ne yapabilirim?" demeye başlarsa işte o zaman ürün satışları konusunda ciddi hayal kırıklığı yaşanır. Bizden söylemesi.
Etiketler:
anlaşma,
AVEA,
Beşiktaş,
Fenerbahçe,
Galatasaray,
korsan ürün,
sahiplenme,
Sorumluluk
8 Haziran 2011 Çarşamba
Bu Tekerler 5 Çeker!
Belki pek çok insanın haberi yok ama, dün akşam Sinan Erdem'de müthiş bir maç oynandı. Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligi şampiyonluk maçında Galatasaray ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Engelsiz Aslanlar 7+ sayı farkla kazanmaları gereken maçı, son çeyrekteki çılgın oyunlarıyla 67-46 kazandı ve üst üste 5. şampiyonluğuna ulaştı. Maçın ayrıntıları ve muhteşem kutlama fotoğrafları için Resmi Site | Maç Raporu Sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Bu o kadar değerli bir şampiyonluk ki; sezon sonundan itibaren aldıkları tuhaf kararlarla, icat ettikleri "play off olmayan play off" sistemi ile başta bizzat federasyon olmak üzere çeşitli kurumlar ve şahısların, dünkü maç oynanırken dahi sergiledikleri tüm engelleme çabalarına rağmen Engelsiz Aslanlar 2005 yılından bu yana önlerine çıkan her engeli devirerek şampiyon olma alışkanlığını sürdürdü. Aslanların maç sonrası sevinçleri görülmeye değerdi.Salona gelen 1000 kadar taraftarda o'nlara maç boyu destek verdi ve maç sonunda sevinçlerini paylaştı.
Engelsiz Aslanlar'da şimdi hedef daha önce üst üste 2 kez kazandıkları Kıtalararası Kupa şampiyonluğu. Yolları açık olsun. Gerçi şüphemiz yok, inanırlarsa o'nu da alır gelirler.
Maçla ve Engelsiz Aslanlar'la ilgili görüşleriniz için GSFans.org | Engelsiz Aslanlar Üst Üste 5. Kez Şampiyon başlığımıza uğrayabilirsiniz.
Etiketler:
Beşiktaş,
Bu Tekerler 5 Çeker,
Engelsiz Aslanlar,
Galatasaray,
Play-off,
Sinan Erdem,
Şampiyonluk
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















