Türk Telekom Arena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Telekom Arena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2012 Pazar

Kafalar Maçta Kalınca...




Mersin maçında gelmişti aslında sinyali. Tuhaf bir şekilde, geri düştüğünde ya da gol yiyip maç beraberliğe geldiğinde, galibiyeti getirecek golü atamıyor; bırakın golü, o golü atacak refleksi bile gösteremiyordu takım. Nitekim, Fatih Terim’de Karabük maçından sonra GSTV’ de katıldığı canlı yayında bunu aynen söyledi.

Mersin maçında iyice açığa çıkan bu sıkıntının, Karabük maçına ağır bir mağlubiyetle sonuçlanacak şekilde etki edeceğini şüphesiz çoğu insan tahmin etmemiştir. Ben de öyle. Beklediğimiz gibi baskılı, ve gole çabuk ulaşmak amacıyla hızlı oynayan Galatasaray, Semih’in yokluğunda savunmasının göbeğinde bir türlü oturmayan Cris – Dany tandeminin, maç boyunca devam edecek ve hatta bize 3 puana mâl olacak hatalarıyla erken dakikalarda yüzleşmeye başladı.

Özellikle Eboue hücuma çıktığında kademesine girmesi gereken Cris, sürekli arkasına top ve adam kaçırınca sıkıntının boyutu giderek büyüdü. Aslında o noktadaki sorun, moda deyimiyle 3 boyutluydu. Eboue ileri çıktığında o’nun kademesine Cris girecek, Cris’in boşalttığı savunma göbeğindeki alana ise Melo gelecek ve savunmayı 4’leyecekti. Ancak Melo da bu maçta en az Cris kadar kötü olunca, o bölgeden, Eboue – Cris – Melo üçgeninden çok fazla pozisyon ve buna bağlı goller yedik. Savunmanın arkasına atılan uzun ve derinlemesine pasların hiçbirini kesemeyince, sonuç Karabük’ün skorbord’taki hanesine eklenen gol sayıları oldu.

Tribününden saha içine, ve hatta kulübesine kadar kötü olduğumuz bir maçtı. Tribünden, sahada mücadele eden oyuncularımıza yuhalamalar yükseldi. Galatasaray taraftarının bu konuda kendine bir çeki düzen vermesi gerek çünkü bu ilk değil. Dünyada görülen en çirkin tepkilerden birisi, kötü oynasa da sahada formasını ıslatan oyuncunun yuhalanmasıdır. Oyuncularımızın, zaten kötü olan oyunlarını morallerinin bozulması da daha kötü etkiledi. Kulübede Fatih Terim ve teknik heyet oyunun gidişatına doğru müdahale edemediler. Yanlış değişiklikler, yanlış taktik düzeni.

Herkesin banko gözüyle baktığı ve kafaların Manchester United maçında olduğu olduğu bir maçtan galibiyet çıkması zaten zordu. Sonuç; 3-1’lik tatsız bir mağlubiyet. Dilerim, Manchester maçında “Karabük maçında takımın aklı bu maçtaymış, belli oldu” dedirten bir oyun görürüz. Zira o maçta sergilenecek iyi oyun ve alınacak puanlar bizi gerçekten kendimize getirecek.

İsmail ŞEN
GSfans.org

8 Aralık 2011 Perşembe

Tertemiz...Şikesiz!


Dün akşam; başta Türkiye olmak üzere, dünyanın dört bir yanında "Dünya Derbisi" sıfatıyla tanımlanan bu maçı izleyen herkes için, pek çok anlamda farklı bir akşamdı. Derbinin hafta içine denk gelmesinden dolayı günler öncesinden farklı eksenlerde ama kesinlikle futbol çerçevesinin dışında konuşulmaya başlanması, dün akşam başta Galatasaray taraftarının hem maç öncesi yaptığı muhteşem görsel şov, hem maç sırasındaki "centilmence" ve çılgınca desteği, hemde Galatasaray'ın tüm futbol kamuoyunu hemfikir olmaya iten muhteşem oyunu ve galibiyeti sonrası son buldu. Fatih hocanın, sanki bu maçı bekleyen tüm Galatasaray taraftarlarıyla tek tek konuşmuşcasına kafalardaki ilk 11'i sahaya sürmesi, Emre'ye Gençlerbirliği maçında oyuna girdikten sonraki performansının ödülü olarak formayı vermesi, sahaya müthiş bir hücumcu kadroyla çıkması ve hepsinden önemlisi takımı her anlamda bu maça kusursuz şekilde motive etmesi ders niteliği taşır.


Derbide yıllardır süren Fenerbahçe üstünlüğünü ciddi manada kırmak ve rüzgarı kendi tarafımıza döndürmek için her şey hazırdı. Herşey bizim lehimizeydi ve bunu kullanmalıydık. Başardık. Biz dün akşam sadece bir maç kazanmadık. Yıllar sonra yeniden kendimize olan güvenimizi kazandık. Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, üzerimizdeki formanın ve göğsümüzde taşıdığımız armanın bize kattığı gücü hatırladık. Biz dün akşam "GALATASARAY" olduğumuzu hatırladık.


Eboue sakatlandığında, acısı yüzüne yansısa da oyundan çıkmak istememesi, Emre'nin oyundan çıkarken formasını çıkarıp tüm stada göstererek "ben burdayım artık" demesi, gollerden sonra saha içindeki oyuncularımızın ve kulübedekilerin bir bütün olması, maç sonu, oyuncularımızın sevinçlerini tribünlerle paylaşırken yaptıkları şov tam anlamıyla bir bütünlüğün ve aidiyet duygusunun eseridir. Galatasaray artık ayağa kalkmıştır. Koşmaya başlamak için hazırlanın.



Maç yorumlarınız için, GSFans.org | STSL | 14.Hafta | Galatasaray 3-1 Fenerbahçe özel maç başlığımızı ziyaret edebilirsiniz.

13 Nisan 2011 Çarşamba

Kadir Çetinçalı GSFans.org'a konuştu!



En son GSFans.ooooooooorg… başlıklı, sitemizi anlattığımız yazıda vermiştik müjdesini.Galatasaray medyasının önde gelen isimlerinden Kadir Çetinçalı ile özel bir röportaj yapacaktık. İşte o röportajı bu akşam saat 18:30 itibariyle siz değerli Galatasaray'lılarla paylaştık. Sohbet havasında geçen röportaj'da, 2 saat boyunca pek çok konuda fikirlerini, görüşlerini ve düşüncelerini dile getiren Kadir Çetinçalı'nın, arkadaşlarımız Ahmet Yacel, Volkan Başalan ve Murat Demir'le gerçekleştirdiği bu keyifli röportajı mutlaka okumalısınız.

Arda Turan gitmeli mi kalmalı mı?
Yeni yönetime tavsiyeleri.
Büyük tepki alan Rijkaard'la ilgili "Kara Balon" manşetini ne için attı?
Gerçekte ne söylemek istedi?


Kadir Çetinçalı'nın sizi çok şaşırtacak açıklamaları, şaşırtıcı derecede doğru tespitleri ve Galatasaray camiasına yönelik açıklamaları GSFans.org | Kadir Çetinçalı GSFans.org'a Konuştu! başlığımızda.

8 Nisan 2011 Cuma

GSFans.ooooooooorg...



Blogumuzu takip eden ancak internet sitemizi bilmeyen bazı dostlar zaman zaman soruyorlardı, "Galatasaray'la ilgili yazılarında genelde GSFans.org sitesine yönlendiriyorsun, çok mu güveniyorsun bu siteye?" diye. Tabii benim aynı zamanda GSFans.org'un adminlerinden olduğumu bilmedikleri yada siteye girdiklerinde öğrendikleri için bu şekilde bir soruyla karşılaşmamız gayet doğal. :) Siteme tabii ki güveniyorum çünkü uzun zamandır yayında, çok iyi bir ekip tarafından yönetiliyor, çok iyi bağlantılarımız var ve hepsinden önemlisi harika bir üye profilimiz var. Dile kolay, gün itibariyle tam 12 bin 710 üyemiz var. Üye olmayıp sitemizi ziyaretçi olarak takip eden renkdaşlarımız da var. :)

GSfans.org yayın hayatına TTarena.biz olarak, Aslantepe'nin inşaatını takip etmek ve Galatasaray sevdalısı insanlarla bu takibi, inşaa sırasındaki gelişmeleri ve Galatasaray'a dair daha pek çok şeyi paylaşmak amacıyla kuruldu. İnşaatın sonlarına gelinirken, domain değiştirerek inşaat takip sitesi kimliğinden sıyrıldı ve bambaşka bir kimlik ve görünümle güçlü bir taraftar sitesi olarak geri döndü. O günden bugüne giderek daha fazla büyüyen GSFans.org'un bugün, bu yazının yazılmasını sağlayan olayın yaşanması ile büyüklüğü bir kez daha ortaya çıktı. Arda Turan'ın adının anıldığı La Liga ekibi Atletico Madrid'in taraftar siteleri, kaynak olarak 3 internet sitesi ile birlikte GSFans.org'u referans aldı. Aşağıda söz konusu olayın fotoğrafını görebilirsiniz.

Bu da söz konusu sitenin linki > http://www.colchonero.com/arda_turan_del_galatasaray_one_more_time_as-itemap-6-95230-1.htm

GSFans.org bu noktaya kolay gelmedi.Şimdi size, GSFans.org'un bu noktaya gelişinde bugüne kadar neler yaptığını anlatacağım. İlk zamanlarda, inşaat esnasında inşaatın yetkilileri tarafından takip edilen ve birinci sırada tercih edilen siteydik. Öyle ki; şantiye müdürümüz sayın Sarper Ünlü üyemizdi [gerçi hala üyemiz :) ] ve sık sık sitemize uğrar bilgi paylaşır, sorularımıza yanıt verirdi. Daha sonra, kulübümüzün stadla ilgili bürokratik işlerinden sorumlu YK üyesi sayın Işın Çelebi sitemize demeç verdi. İlerleyen zamanlarda istikrarlı yükselişini sürdüren GSFans.org, Galatasaray dergisinde yer buldu ve 93. sayıda Galatasaray taraftarları ile buluştu. Daha sonra basın alanına doğru yönelen GSFans.org iki değerli spor yazarı ile, Ahmet Çakır ve Oğuz Dizer'le röportajlar gerçekleştirdi. Önümüzdeki günlerde ise, yine Galatasaray basınının önemli muhabirlerinden Kadir Çetinçalı ile bir röportaj gerçekleştireceğiz. Öte yandan transfer konusunda da önemli bağlantılara sahip olan sitemiz, Misimoviç transferi ile ilgili çok önemli bir ayrıntıyı, Misimoviç'in aslında satın alınmayıp, satın alma öncelikli olarak kiralandığını tüm basından çok daha önce ortaya çıkarmış ve "Misimoviç'i Almadık...Sadece Kiraladık" başlığıyla duyurmuştur. Sitemizin bir başka yeniliği ise oldukça dikkat çekiciydi. Taraftar sitesi çatısı altında yapılabilecek şeylere pek çok yenilik getiren GSFans.org, basketbol takımlarımızın maçlarını özel maç başlıklarından canlı aktararak, çeşitli sebeplerle maçları izleyemeyen üyelerimizin, ziyaretçilerimizin ve Galatasaray'lıların bu heyecandan mahrum kalmamasını sağladı. İlerleyen zamanlarda da, GSfans.org Taraftar Sohbetleri, Ara Güler'in Gözünden Galatasaray Tribünleri, GSFans.org Taraftar Ödülleri ve GSFans.org Ödüllü Taraftar Yarışması gibi projeleri bir bir devreye sokacak olan GSFans.org'u, yani bizleri takip etmeye devam edin.

GSFans.org'u Twitter'da ve Facebook'da takip etmek için;

Twitter > GSFans.org


Facebook > TTArena.biz

Facebook > ASLANTEPE TÜRK TELEKOM ARENA [TTArena.biz]

Facebook > GSfans.org | Galatasaray Taraftar Sitesi

Kulağının Üstüne "Yatış"...

Fenerbahçelilerin meşhur "taraftar sitesi görünümlü önlerine gelene küfür etme sitesi" Antu, önceki gün site girişine yukarıdaki görseli koydu. Görseli anlatmama gerek yok, neyi ima ettiklerini anlamışsınızdır. İşte o Antu'ya ve görsele çok güzel bir kaç cevabımız var. Önce sizi FCN Blog'un yayınladığı, "Hafızanın unutmaya karşı savaşı" başlıklı şahane yazıyı okumak için şöyle alayım. Daha sonra yine FCN Blog tarafından hazırlanan, aşağıya eklediğimiz videoyu sizlerle paylaşalım.







Yine son olarak GSFans.org sitemizde, Antu'nun bu saçmalığı ile ilgili açılan başlıkta reallister arkadaşımızın yapmış olduğu paylaşımları ekleyelim ve konuyu bağlayalım.





Bunlar gibi daha pek çok örnek çıkarır koyarız ortaya da, şimdilik bunlar yeterli. O zaman; demek ki neymiş?  Yatıştan bahsetmeden önce yattığın kulağının üstünden kalkman gerekliymiş.

6 Nisan 2011 Çarşamba

Spor Hariç...

"Spor bloguyuz diye hep spor yazacak değiliz ya" demiştik. Ara sıra farklı dünyalarda gezinmekte fayda var. Malum, deplasman yollarında dinlenesi şarkılar lâzım. İki harika şarkının videosunu ekleyeceğim bu postta.İlki son zamanların en sıkı guruplarından Zakkum'un "Yüzük" adlı şarkısı. Diğeri ise benim varlığından henüz bugün haberdar olduğum Yonca Lodi'nin Milat şarkısı. İkisi de duygusal, ikisi de güzel. Özellikle Yüzük şarkısının nakaratına dikkatini çekerim. Keyifli dinlemeler.



4 Nisan 2011 Pazartesi

Tırtlar Vadisi Telegol...



Bu ülkede Kanaltürk diye bir tv kanalı, o kanalda da Telegol diye "spor programı görünümlü Galatasaray düşmanlığı yapılan bir program" var. Uzun süredir bu programın ve programda yorumculuk(!) yapan şahısların Galatasaray'la ilgili kıskançlık, haset, nefret dolu söylemleri ekranlara yansıyor ancak bu iğrençliğe ses çıkaran nedense olmuyordu. İşte o programda dün akşam yaşanan bir rezalet, söz konusu programın ve programdaki şahısların Galatasaray düşmanlığını açıkça ortaya koydu. Aslantepe'de oynanan Eskişehir maçında, rakip taraftarın bulunduğu bölümden atılan bir şişeyle yaralanan küçük Batuhan'ın evinden canlı yayın yapan programda tam anlamıyla bir danışıklı dövüş sergilendi ve söz konusu rezalet'e ne yazık ki küçük Batuhan'ın annesi de çanak tuttu. Ahmet Çakar'ın programda Galatasaray camiasını hedef alarak sarfettiği “Böyle batıya açılan pencerenin içine edeyim" sözleri, niyeti geç olmadan ortaya çıkarırken Galatasaray taraftarının ve camiasının da büyük tepkisini çekti. Galatasaray kulübü'de bu rezilliğe kayıtsız kalmadı ve söz konusu program sona ermeden resmi siteden konuyla ilgili bir açıklama yayınlayarak olayın aslını kamuoyuyla paylaştı. Kulübümüzün konuyla ilgili açıklaması buradadır. Biz Galatasaray taraftarları ise, bu noktada üzerimize düşeni vakit kaybetmeden yapmaya başlayarak, Telegol programını başta RTÜK olmak üzere ilgili ve yetkili kurum, kuruluş ve makamlara şikayet ediyoruz. Tüm Galatasaray cephesinde bir protesto birliği söz konusu. Protesto ve şikâyet kampanyasının ayrıntılarını "GSFans.org  Telegol'ü şikayet ediyoruz" başlığımızda bulabilrsiniz. Desteğinizi bekliyoruz.

1 Nisan 2011 Cuma

Sporda Şiddeti Önleme Yasası



Pek çok soruna çözüm getireceği öngörülen, köklü değişimler getiren ve uzun yıllardır beklenen "Sporda Şiddeti Önleme Yasa Tasarısı" dün nihayet meclis genel kurulunda kabul edildi.  Çeşitli olaylar çıkaranlara, sebep olanlara ve karışanlara hapis, şiddet ve nefreti körükleyici nitelikte açıklamalara para cezaları, kulüplere stadlarında güvenlik unsurlarını arttırma zorunluluğu, elektronik bilet, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelere kesin yasaklar getiren yasa, şimdi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün onayına sunulacak ve onayın ardından resmi gazetede yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girecek. Tribünlerde beklenen dönüşümü gerçekleştirebilmesi dileğiyle, hayırlı olsun diyelim. Yasa ile ilgili yetkililerin açıklamalarına buradan, yasa tasarısı taslağının tamamına ise  buradan ulaşabilirsiniz.

18 Mart 2011 Cuma

5...4...3...2...1

Atkılar kalksın, War Chant başlasın, Cehennem yansın, Bu gece İstanbul uyumasın...






Tebrikler(!) Beyler...



Aslında bu konuyu yazmamayı düşünüyordum ama uygulamanın gerçekleştirilmeye başlandığı günden bu yana basında yapılan bazı haberler ve konunun Galatasaray kulübüne mâl edilmeye çalışılması nedeniyle karar değiştirdim.Yukarıda gördüğünüz yer Türk Telekom Arena'nın misafir taraftar tribünü. Biliyorsunuz etrafı "kırılmaz cam" olarakta bilinen Polikarbon Cam'la kaplandı.Bu durum basında olaya tuhaf bir pencereden bakılarak eleştirildi. Sanki bu uygulamayı Galatasaray kulübü insiyatif alarak gerçekleştirmişti. Oysa talep İl Güvenlik Kurulu'ndan gelmişti ve o'nların talimatı üzerine böyle bir uygulamaya gidilmek zorunda kalındı. Bütün bunlardan neden bahsediyorum? Hemen sadede geleyim.Misafir tribününün etrafı ilk zamanlarda hiçbirşeyle çevrili değildi.File dahi yoktu. Misafir tribünü ile diğer tribünleri fotoğrafın alt bölümünde gördüğünüz, üzerine pankartların asıldığı 1 buçuk metre yüksekliğinde bir tel örgü sistemi ayırıyordu. Bu son ana kadar böyleydi.Çünkü Adnan Polat stad inşaa edilirken böyle olmasını istemişti. İnşaat esnasında TOKİ'ye kabul ettirdiği şeylerden biride buydu. Çünkü Adnan Polat modern bir stadla birlikte modern bir futbol ortamı hayal etmişti. Güvenlik kaygısıyla ağaç dikilmesine izin verilmeyen bir ülkede yaşıyor olmasına rağmen, o'na göre bu mümkündü. Ama asıl karar vericiler o kadar cesur değildi. O elini uzattı ama o ele cevap veren olmadı. Sonucu ise yukarıdaki fotoğraf. Tebrikler beyler. Yine korku, öfke ve nefret kazandı sayenizde. Yukarıdaki fotoğrafların devamı ve stad içi çalışmalarla ilgili bilgiler için GSFans.org ASY Spor Kompleksi Aslantepe Türk Telekom Arena 17 Mart Fotoğrafları başlığını ziyaret edebilirsiniz.

8 Mart 2011 Salı

Yeter Artık ultrAslan!

ultrAslan'a "yeter artık" diye feryat eden ben değilim. GSfans.org üyelerinden çok sevdiğimiz genç arkadaşımız Koray. Sebebi ise aşağıdaki fotoğraf. Koray bu fotoğraftaki görüntüye sebep olanlar için bakın ne diyor;

"Artık yorum yapamıyorum, Allah' a havale ediyorum hepsini. Bana artık kimse savunmasın UltrAslan' ı, ben tanımıyorum öyle bir Galatasaray taraftarı. 'Yok genelleme yapma herkes öyle değil' falan da demeyin. Galatasaray' ın en büyük taraftar grubu olmuş gerçek bir GS taraftarı bunları yapmaz yapanlara da müsade etmez. Kaç oldu artık yeter diyoruz. Hakaret etmiyorum, aşağılamıyorum. Sadece duyarlı bir GS taraftarı olarak eleştiriyorum. Kendilerine çeki düzen vermelerini istiyorum. Ne zaman düzelir ve tüm tribünler olarak birleşip ortak bir amaç için hareket edersek o zaman stadda bütünlüğü sağlayıp takımımıza katkıda bulunacağımızı düşünüyorum, kimse yanlış anlamasın!"





Birkaç tane daha fotoğraf var ama en yakın olanı ve rezaleti en iyi anlatanı bu olduğu için bunu seçtim.

MHK Çalsın Federasyon Söylesin...

Galatasaray - Karabük maçından sonra maçla ilgili herhangi bir yazı yazmadım. Çünkü Fenerbahçe - Gençlerbirliği maçını bekledim. Karabük maçında verilmeyen penaltıları gördükten sonra eşeğin aklına karpuz kabuğu düştü bir defa.

Aşağıdaki fotoğraf Kazım'ın pozisyonu. Net penaltı. Bunun dışında Baros'la Deumi arasındaki pozisyonda net penaltı. Antep maçında turun nasıl gittiği halâ akıllarda. Karabük maçında da verilmeyen 2 net penaltı, giden üç puan'dan çok daha fazlası.



Aşağıdaki fotoğrafta dün akşam Fenerbahçe'nin attığı ilk gol(!). Pozisyonda 2 kez ofsayt var.Yardımcı hakemin, maçtan sonra Ankara barlarında Ankara havası eşliğinde göbek atıp eğlendiğini hayâl ettiği anlar.



Ayrıca Fenerbahçe lehine verilen penaltı'nın penaltı'yla alâkası bile yok. Hediye edilen 2 gol, kazan(dır)ılan 3 puan'dan çok daha fazlası. Birileri çalıyor, birileri oynuyor. Olan, halâ bazı şeylerin düzelebileceğine inandığı için sesini çıkarmayanlara oluyor. Ve hala marka değerinden bahsedilebiliyor.

Olabiliyorsa Eğer...



*Kardeşleri tarafından "hastanede'ki odasında yaşam savaşı verirken öldürülen" Gül Dünya'nın acısını,

*Çocukları ile birlikte koca dayağından kaçan ve yıllarca kaçak hayatı yaşayan Ayşe'nin korkusunu ve umutsuzluğunu,

*17 yaşındaki oğlu tarafından "kızına sahip çıkmadığı, namuslarına halel getirdiği(!) için" dövülen anne'nin çaresizliğini,

*O anne'nin sahip çıkmaması(!) nedeniyle okuldan eve erkek arkadaşlarıyla gelen ve namuslarına halel getiren(!) 14 yaşındaki -abisine göre bir kadın olan- küçük kız'ın abisince boğazı kesilirken kendi boğazında birşeylerin düğümlendiğini,

*Sevdiği gence kaçtığı için abisi tarafından öldürülen Mersinli 19 yaşındaki Hatice ile birlikte tabuta girdiğini hisseden,

*Ve neredeyse hergün öldürülen, artık normal(!) karşılanmaya başlandığı için gazetelerin üçüncü sayfalarında bile "lütfen" yer verilen, tüm melek olmuş kadınlar adına,

"8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nüz -olabiliyorsa eğer-Kutlu Olsun.

4 Mart 2011 Cuma

FCN Blog'un Çağrısıdır!

Türk Telekom Arena'ya gelişte metro seçeneğini kullanan taraftarların yarattığı çok ciddi bir tehlikeye dikkat çekti bugün FCN Blog. Bizde bu çağrılarına destek vermek ve bu duyuruyu daha fazla kişiye ulaştırmak adına paylaşıyoruz.

Uyarı ve çağrı için FCN Blog'a çok teşekkürler. İlgili yazıyı buradaki sayfada bulabilirsiniz.

8 Şubat 2011 Salı

Ben Senin Koltuklarda Tepinebilme İhtimalini...


Fotoğraf Eskişehir maçı sonrasına ait. Ama ne yazık ki ilk değil.
Ajax ve Sivas maçları sonrası da böyleydi bu tribünün hali.
İşin daha da acı tarafı sözkonusu tribünde ultrAslan'ın bulunuyor olması.
Birşeyler söylemek isterdimde kontrolümü kaybederim diye korkuyorum.Yorum sizin.