12 Ocak 2014 Pazar

2014 Spor Takvimi


2013' ü öyle böyle bitirdik, 2014' ün ilk ayını da yarıladık nerdeyse. Peki 2014' te bizi bekleyen spor organizasyonları neler? Açıklanmış ve takvimi belli olanları aşağıya listeledik. Sabırlı beklemeler.


Ocak: Bizde Süper Lig tatile girdi ama bu ay İngiltere, İtalya ve İspanya'da yarış tam gaz devam edecek. Türkiye Kupası'nda ise ocak ayında yoğun mesai var. Ay ortasından itibaren iki gruptaki tüm zorlu mücadeleleri atv ve a Haber ekranlarından takip edebilirsiniz. Ayın en görkemli spor organizasyonu ise kuşkusuz Avustralya Açık Tenis Turnuvası. 13 Ocak'ta başlayacak olan turnuva, 26 Ocak'ta sona erecek.

Şubat: Bizle beraber Almanya, Fransa da futbola geri dönecek. Dünyanın en görkemli spor organizasyonlarından biri olan ve kurallarını bilmeseniz bile sizi ekran başına kitleyen NFL'in SuperBowl finali 2 Şubat'ta New Jersey'de oynanacak. Ayın en önemli organizasyonu şüphesiz, komşu Rusya'daki Kış Olimpiyatları. 7-23 Şubat arasında Soçi'de yapılacak Kış Olimpiyatları için Putin kesenin ağzını açtı ve 50 milyar dolar harcadı. Açılış töreninin büyük bir gövde gösterisine dönmesi bekleniyor. Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ile oynayacağı ilk maç ise 26 Şubat'ta. Trabzonspor da Avrupa Ligi'nde 20 Şubat'ta Juventus deplasmanında. Rövanş 27 Şubat'ta Trabzon'da.

Mart: Atletizmde Dünya Salon Şampiyonası 7-9 Mart arasında Polonya'da. Paralimpik Kış Olimpiyatları ise 7-16 Mart arasında yine Soçi'de. Galatasaray, 18 Mart tarihinde Londra'da Chelsea ile rövanş maçına çıkacak. Formula 1 sezonu Melbourne'da açılacak. Avustralya Grand Prix'si 16 Mart'ta, Malezya ise 30 Mart tarihinde.

Nisan: Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde çeyrek final maçları da ayın ilk 10 gününde oynanacak. 13 Nisan tarihinde Londra Maratonu koşulacak. Formula 1'de nisan ayının durakları Bahreyn, Çin ve Teksas. Ay sonunda ise Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde yarı final maçları var.

Mayıs: Atletizm tutkunları 9 Mayıs tarihini ajandalarına yazsın. Doha'da Diamond Lig var. Ay boyunca bisikletseverlerin gözü İtalya Bisiklet Turu'nda olacak. Avrupa Ligi finali, 14 Mayıs tarihinde Torino'da. İngilizler FA CUP finalini Wembley'de 17 Mayıs tarihinde oynayacak. Dünya Kupası nedeniyle geçen sezondan daha erken sona erecek olan lig maratonlarının kreması, 24 Mayıs'ta Lizbon'daki Şampiyonlar Ligi finali olacak. Roland Garros Tenis Turnuvası 25 Mayıs'ta başlayacak ve 8 Haziran'a kadar sürecek.

Haziran: Biz yine yokuz ama Dünya Kupası, Brezilya'da bir başka güzel olacak. Kumandanıza sahip çıkın, çünkü 12 Haziran'da başlayacak olan Dünya Kupası'nın finali 13 Temmuz'da. Formula 1 sevenler için Kanada, Avusturya Grand Prix'leri haziran ayında. Atletizmde Diamond Lig, 14 Haziran'da New York'ta. Tenisseverlerin olmazsa olmazı Wimbledon Açık ise 23 Haziran'da başlayacak ve 6 Temmuz'da sona erecek.

Temmuz: Dünya Kupası'nın 13 Temmuz'daki finali en önemli gün ama 5-27 Temmuz arasındaki Fransa Bisiklet Turu ekran başında görsel bir şölen vaat ediyor. 5 Temmuz'da Paris'te, 18 Temmuz'da ise atletizm meraklıları için Monako'da Diamond Lig var. Almanya ve Macaristan Grand Prix'leri de temmuz ayında.

Ağustos: Avrupa'da tüm futbol ligleri yine bu ayda start alacak. İngiltere Premier Lig'de ilk hafta maçları 16 Ağustos'ta. 18-24 günleri arasında Berlin'de Avrupa Yüzme Şampiyonası var. Zürih ise 12-17 Ağustos günleri arasında Avrupa Atletizm Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak. 23 Ağustos-14 Eylül arasında ise İspanya Bisiklet turu var. Belçika Grand Prix'si 24 Ağustos'ta. 24 Ağustos'ta Birminhgham'da ve 28 Ağustos'ta Zürih'te Diamond Lig var. Amerika Açık Tenis Turnuvası da ayın son haftasında, 25 Ağustos'ta başlayacak ve finali 8 Eylül tarihinde.

Eylül: Sonbaharla birlikte Şampiyonlar Ligi heyecanı yine başlayacak. Eylül ayında İspanya Santander'deki Dünya Yelken Şampiyonası dışında büyük organizasyon yok. Formula 1'in durakları İtalya, Monza (7 Eylül) ve Singapur'da (21 Eylül).

Ekim: Ayın 3'ünde Çin'de başlayacak ve dokuz gün sürecek Dünya Jimnastik Şampiyonası'nı kaçırmayın. Futbolda Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde grup maçlarının yanı sıra milli maçlar da ekim ayında yoğunlaşacak. 5 Ekim'de Japonya'da, 12 Ekim'de Kış Olimpiyatları'na da ev sahipliği yapan Soçi'de Formula 1 yarışları var. MotoGP ay boyunca, Japonya, Avustralya ve Malezya'da koşulacak.

Kasım: 2014'te belki de en kısır ay. Spor takviminde kasım ayında büyük bir şampiyona yok ama her dalda liglerde yarış kızışacak. Basketbolda Euroleague maçları kaçmaz. 2 Kasım'da Austin'de, 9 Kasım'da Sao Paolo'da, 23 Kasım'da ise Abu Dabi'de Formula 1 yarışları var.

Aralık: Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde 2015 yılında yola devam eden takımlar belli olacak. 3-7 Aralık arasında Doha'da Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası var.(Pazar Sabah)


Kaynak: Aceto Balsamico Blog

3 Ocak 2014 Cuma

Pray For Schumi...


Michael Schumacher: Son bir yarış daha

Sadece Formula 1'in değil tüm spor tarihinin gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden biri Michael Schumacher. Belki de en özeli en değerlisi. 1991 yılında Jordan takımı pilotu Bertnard Gachot isimli genç Londra'da bir taksi soförüne göz yaşartıcı gaz sıkıp iki ay hapis cezası alınca Michael Schumacher'in Jordan takımı ile tek yarışlık Formual 1 kariyeride başlamış oldu. Benetton takımı ile 94 ve 95 yılında kazanmış olduğu iki üstüste şampiyonluk bile hala çok büyük bir etki yaratamamıştı.Milenyumun hemen başında Ferrari adına kazandığı ve takım adına yıllar sonra gelen bu önemli şampiyonluk efsanenin kariyerinde ikinci büyük kıvılcımı olmuştu. 2001 yılı sezonu başında Maranello'da italyanca yaptığı konuşmada aynen şunları söylemişti. Ben bir film yıldızı değilim. Bir şeyler sizde ya doğuştan vardır ya da yoktur. Duyguları değiştiremezsiniz dediğinde tifosiler bu adamın gerçekten özel biri olduğunu yavaş yavaş fark etmeye başlamışlardı.



Bazen bir sporcuyu özel kılan şey sadece kazandığı başarılar değildir ki sözü edilen başarı bu sporun tüm rekorlarını tüm istatistiklerini paramparça etmiş olan kişi için söyleniyor bile olsa. 91 yarış galibiyeti 68 pol pozisyonu 7 kez dünya şampiyonluğu ve daha niceleri. Aslında Michael Schumacher'in kariyerinde karakterini tam olarak özetleyen, onu şampiyonluklarından daha çok özel bir adam haline getiren bir çok satır başı var. 1999 yılında Silverstone pistinde yaklaşık 230km/s süratle lastik bariyerlere gömülüp ayağını kırıdığında,yanına gelen şef doktorun iyimisin sorusuna benim için iki şey yap önce karımı ara sonra o yıllarda takımın partonu olan Jean Todt'a diğer aracın frenlerini kontrol etmesini söyle demesi onun insancıl tarafını gözler önüne sermişti. 1998 Belçika'da David Coulthard'ın yağmur altında ansızın yavaşlaması sonrası ona arkadan çarpması ve Mclaren garajını basıp ona saldırmaya çalışmasından yıllar sonra yaptığı hareketin yanlış olduğunu itiraf etmesi onun hatalarından ders aldığının ve olgunlaştığının bir kanıtıydı. 2000 yılı İtalya GP sonrasında aslında en çok saygı duyduğu ve onu bir numara olarak nitelendirdiği başka bir efsane pilot Brezilyalı Ayrton Senna ile olan galibiyet sayılarını eşitlediğinde tüm dünyanın gözü önünde basın toplantısında hıçkıra hıçkıra ağlaması aslında Senna ile olan anılarının çok iyi olmamasına karşın efsane pilota ne denli büyük saygı duyduğunun gözyaşları ile apaçık bir ifadesiydi.

Aynı yıl Belçika'nın efsanevi pisti Spa'da Mika Hakkinen ile yaklaşık 340km/s süratle ettikleri dans hala tüm zamanlarının en iyi mücadelesi olarak gösterilir ve her ne kadar bu savaşı kaybetmiş olsa da Michael'in kariyerinde ki cesaret madalyalarından sadece bi tanesidir. 2006 Monaco sıralama turalarında kurnazca biçimde La Rascasse virajının içinde durup diğer pilotların zaman turunu engellemeye çalışması her ne kadar etik olmasada zekasının ne kadar yüksek olduğunu ve kazanmak adına her şeyi yapmaya çalışması nerdeyse takdir toplamıştı. 1998 İngiltere'de durk kalk cezasını yarış son turunda finiş çizgisini pit alanında geçtikten sonra çekmesi tüm zamanların en dahiyane hareketlerinden biri olarak gösterildi.



Michael Schumacher'i özel yapan yüzlerce sebep gösterilebilir. Ama onu özel yapan sadece pistte gösterdiği başarılar değil pist dışında da ne denli büyük bir insan olduğunu bize göstermişti. Bir çok yardım kuruluşuna destek olmasının yanında güney Asya'da meydana gelen Tsunami felaketi sonrası bir çok ülkenin topladığı parayı tek başına geçerek yaklaşık 10 milyon dolar bağış yapması tüm dünyayı kendine hayran bırakmıştı. İlerlemiş yaşına rağmen 2010 yılında Mercedes takımı ile Formula 1'e geri dönmesi kimileri tarafından çok eleştirilse de o tutkularının peşinden gitmeye devam ediyordu. Başarız geçen üç yılın ardından ise Formula 1 sahnesinden tamamen çekildi.


Geçtiğimiz pazar günü Fransız Alplerinde yıllardır en sevdiği hobilerinden biri olan ve yıllardır yaptığı kayak sırasında kaza geçirerek başından ciddi şekilde yaralanıp Fransa'da Grenoble hastanesine kaldırıldı ve suni komada tutularak hayati tehlikeyi bir an önce atlatması bekleniyor. Tüm dünya ondan gelecek iyi haberlere kenetlenmiş durumda ve herkesin hem fikir olduğu tek bir konu var oda bunu dünyada başarabilecek Michael Schumacher'den daha iyi bir isimin bulunmadığı.. Dünyada ki tüm spor otoriteleri sporcular taraftarlar azrailin kendine çok güçlü bir rakip seçtiği görüşünde neredeyse hem fikir. 91 yarış galibiyeti bulunan alman pilotun en değerli galibiyetinin bu olacağı ve damalı bayrağı ilk sırada görmesi için neredeyse herkes dua ediyor. Bugün Michael Schumacher'in 45. doğum günü... Bu özel günde herkes ondan kendine ve sevenlerine en büyük hediyeyi vermesini istiyor.. Tabiki 92. ve en özel yarış galibiyetini...


Kaynak: Radikal Blog - Korhan Savran / http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/michael-schumacher-son-bir-yaris-daha-44944

2 Ocak 2014 Perşembe

Şimdi Reklamlar!


Cnbce.com' dan spor ekonomisti Okan Can, Spor Toto Süper Lig takımlarının forma-göğüs reklamı sorununu yazmış. Biz de daha önce benzer bir konuyu "Hak"lı olmak..." başlığıyla, Bursaspor özelinde ama biraz da lig geneline değinerek yazmıştık. O günden bu yana sorun daha da büyümüş durumda. Yazıyı aynen aşağıya alıntılıyorum.
____________________________________________________________

Süper Lig'de ilk yarı geride kalırken birçok formada reklam alanları boş kaldı. Sponsor gelirleri geçen yıla göre yüzde 10 azaldı. Spor ekonomisti Tuğrul Akşar, düşüşün nedenlerini açıkladı.

Türkiye’de futbol ekonomisinin büyüklüğü 700 milyon Euro'ya ulaşmasına karşın sponsor gelirlerinde düşüş yaşanıyor. Spor Toto Süper Lig’de ligin ilk yarısı geride kalırken birçok kulübün formaları boş kaldı.

GELİRLER YÜZDE 10 AZALDI
2012-2013 futbol sezonunda toplam forma geliri yaklaşık 40 milyon Euro’yu bulurken bu sezon yüzde 10 düşüşle 36 milyon Euro’ya geriledi.

EN BÜYÜK PAY FENERBAHÇE’NİN
Sponsor gelirlerinde Fenerbahçe 9,5 milyon Euro ile ilk sırayı alırken, onu 7,75 milyon Euro ile Galatasaray izliyor. Beşiktaş 3,9 milyon Euro, Trabzonspor da 1,5 milyon Euro gelir elde ediyor.

22 REKLAM ALANI BOŞ KALDI
Göğüs, sırt, kol ve şort bölümlerine reklam alan kulüpler geçen yıl 13 bölümde sponsor bulamazken bu yıl boş kalan reklam alanı 22’ye çıktı. Bir başka deyişle, sponsorların yarısı çekildi.

ANTEP TAMAMEN SPONSORSUZ
Süper Lig’de Fenerbahçe, Galatasaray, Karabük, Sivasspor ve Elazığspor’un formaları dolarken, sadece Gaziantepspor’da hiçbir reklam bulunmuyor. Bursaspor ve Kayserispor’da ise gögüs bölümü boş kaldı.

İNGİLTERE TÜRKİYE'NİN DÖRT KATI
Avrupa liglerinde ise geçen yıla göre gelirler arttı. İngiltere Premier Lig yaklaşık 160 milyon Euro ile forma gelirlerinde ilk sırayı alırken, Almanya Bundesliga 127,8 milyon Euro ile ikinci, İspanya La Liga 85,7 milyon Euro ile üçüncü durumda bulunuyor.

DÜŞÜŞÜN NEDENLERİ
Peki Avrupa’da sponsor gelirleri artarken Türkiye’de neden düşüyor? CNBCe.com’a konuşan spor ekonomisti Tuğrul Akşar, bunun en önemli nedeninin marka değeri ve şike davası olduğunu belirtti. Şike davası ve UEFA’dan gelen cezadan sonra futbola olan ilginin azaldığını belirten Akşar rekabette de dengenin bozulduğunu söyledi. Akşar ”Şike olayları futbola ilgiyi azalttı ve rekabet bozuldu. Örneğin Fenerbahce şampiyon olsa bile Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyecek; bu hem marka değeri, hem de futbola ilgide kayıp yaratıyor. Sponsorlar için cazip bir durum söz konusu değil” dedi. Akşar, kulüplerde satış pazarlaması ve stratejisi olmadığını belirterek ”Performanslarında devamlılık da yaratamıyorlar, bu da sponsorlar için sorun yaratıyor” diye konuştu.

(Kaynak: Formalar neden boş kaldı?)

22 Aralık 2013 Pazar

Üüüüçç Biiiİİİiiirr...


45 ve 71'de Karikari, 62'de Ali Öztürk. Sonuç,
Balkes 3 - 1 Kahramanmaraşspor. Yoğun sise ve ciddi soğuk havaya rağmen iyi taraftar vardı. Hemen yanımda 2 kadın taraftar vardı örneğin. Beraber gelmişler maça. Şehir inancını ve desteğini sergilemeye, takım da bu desteğe karşılığını fazlasıyla vermeye devam ediyor. Allah hepimize sezon sonunda "Şampiyon Balkes" diye şehri inletmeyi nasip etsin. :)

Son bir alkış da, (her hafta olduğu gibi yine) maçtan önce misafir taraftarlara "hoşgeldiniz" tezahüratı yapan, başlama vuruşu öncesi 2 takımı el ele tribüne çağıran, maç bitimine doğru Kahramanmaraşspor takımına tezahürat yapan ve misafir taraftar kardeşlerimiz stadtan ayrılırken, arkalarından "Hepiniz Allah' a emanet olun" tezahüratı yapan 10Kolik kardeşlerime gelsin. Maçın ayrıntıları ve özet videosu için Hayalet10Kolik Blog' u ziyaret edebilirsiniz.

20 Aralık 2013 Cuma

REFLEKS


Pazar günü, ligdeki durumumuz açısından son derece önemli bir maça çıkacağız. Şampiyonlar ligindeki Juventus galibiyeti ve bu galibiyetin yarattığı olumlu havanın lige yansıması ne yazık ki beklendiği gibi olmadı. Gençlerbirliği maçındaki oyun ve skor, ben dahil hemen hemen herkesi üzdü. Ancak; hafta arası Türkiye Kupasında Balıkesirspor’ la oynanan ve yedek ağırlıklı 11’ le çıkılan maçta alınan 4-0’ lık galibiyet, biraz olsun rahatlattı.

Trabzonspor’ un başında, ligin belki de en başarılı yerli teknik direktörlerinden biri olan Mustafa Akçay var. Mustafa hocanın bu görevi, Trabzonspor’ un PTT 1. Ligde mücadele eden altyapı-pilot takımı 1461 Trabzon’ la elde ettiği başarıların ardından bir nevi ödül olarak aldığını belirtmek gerek. Göreve geldikten sonra sergilediği performansı, bu ödülü ne kadar fazlasıyla hak ettiğini gösteriyor. Yaptırdığı yerinde transferler, kurduğu sistem, oynattığı futbol, Avrupa ligindeki başarısı, Trabzonspor’ u “Avrupa ligini kazanabilirler” denilen bir takım yaptı. Takımını motive etmek konusunda oldukça başarılı bir teknik adam. Pazar günkü maçta da en büyük silahı bu olacaktır.

Oyuncularına, bu maçın Türkiye’ nin Avrupa’ da mücadele 2 takımının maçı olduğunu, yani bir nevi Avrupa maçı oynadığımızı hatırlatması ve üstüne, oyuncularına şunu söyleme ihtimali oldukça yüksek. “Bu maçta, bizi Türkiye Kupasından hem oyun hem de skor olarak çok kolay şekilde eleyen Balıkesirspor’ u, yedek ağırlıklı bir kadroyla 4-0 yenen bir takımla oynayacaksınız.”

Motivasyon etkisi oldukça yüksek sözler olduğunu inkar edemeyiz. Burada önemli olan, bizim bu motivasyona karşı nasıl bir refleks sergileyeceğimiz. Rakibin olası etkili oyununa karşı, gol yesek dahi sakin kalıp, kendi oyunumuzu oynamaya devam etmek, ve maç boyu hücum planında her hangi bir değişikliğe gitmeden oluşturulacak oyuncu kadrosu galibiyetin kilit anahtarları olur. Rakibin etkili adamlarına, kendi sahamızda değil hücum alanı olan oyunun 3. bölgesinde yapılacak baskı, rakibin oyun kurmasını da engelleyeceğinden çok önemli.

Hafta sonu, hepimizi çok zevkli bir maç bekliyor. Kazanan tarafın Galatasaray olmasını dileyerek bitirelim yazıyı.