STSL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
STSL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Aralık 2013 Cuma
REFLEKS
Pazar günü, ligdeki durumumuz açısından son derece önemli bir maça çıkacağız. Şampiyonlar ligindeki Juventus galibiyeti ve bu galibiyetin yarattığı olumlu havanın lige yansıması ne yazık ki beklendiği gibi olmadı. Gençlerbirliği maçındaki oyun ve skor, ben dahil hemen hemen herkesi üzdü. Ancak; hafta arası Türkiye Kupasında Balıkesirspor’ la oynanan ve yedek ağırlıklı 11’ le çıkılan maçta alınan 4-0’ lık galibiyet, biraz olsun rahatlattı.
Trabzonspor’ un başında, ligin belki de en başarılı yerli teknik direktörlerinden biri olan Mustafa Akçay var. Mustafa hocanın bu görevi, Trabzonspor’ un PTT 1. Ligde mücadele eden altyapı-pilot takımı 1461 Trabzon’ la elde ettiği başarıların ardından bir nevi ödül olarak aldığını belirtmek gerek. Göreve geldikten sonra sergilediği performansı, bu ödülü ne kadar fazlasıyla hak ettiğini gösteriyor. Yaptırdığı yerinde transferler, kurduğu sistem, oynattığı futbol, Avrupa ligindeki başarısı, Trabzonspor’ u “Avrupa ligini kazanabilirler” denilen bir takım yaptı. Takımını motive etmek konusunda oldukça başarılı bir teknik adam. Pazar günkü maçta da en büyük silahı bu olacaktır.
Oyuncularına, bu maçın Türkiye’ nin Avrupa’ da mücadele 2 takımının maçı olduğunu, yani bir nevi Avrupa maçı oynadığımızı hatırlatması ve üstüne, oyuncularına şunu söyleme ihtimali oldukça yüksek. “Bu maçta, bizi Türkiye Kupasından hem oyun hem de skor olarak çok kolay şekilde eleyen Balıkesirspor’ u, yedek ağırlıklı bir kadroyla 4-0 yenen bir takımla oynayacaksınız.”
Motivasyon etkisi oldukça yüksek sözler olduğunu inkar edemeyiz. Burada önemli olan, bizim bu motivasyona karşı nasıl bir refleks sergileyeceğimiz. Rakibin olası etkili oyununa karşı, gol yesek dahi sakin kalıp, kendi oyunumuzu oynamaya devam etmek, ve maç boyu hücum planında her hangi bir değişikliğe gitmeden oluşturulacak oyuncu kadrosu galibiyetin kilit anahtarları olur. Rakibin etkili adamlarına, kendi sahamızda değil hücum alanı olan oyunun 3. bölgesinde yapılacak baskı, rakibin oyun kurmasını da engelleyeceğinden çok önemli.
Hafta sonu, hepimizi çok zevkli bir maç bekliyor. Kazanan tarafın Galatasaray olmasını dileyerek bitirelim yazıyı.
Etiketler:
akçay,
Ali Sami Yen,
balıkesirspor,
Derbi,
Galatasaray,
lig,
maç,
Mustafa,
önü,
Refleks,
spor,
STSL,
süper,
toto,
Trabzonspor,
TT Arena,
yazısı
26 Aralık 2011 Pazartesi
Sağ Bek...
2004 yılında A takıma çıktığında "geliyor" demiştik...Capone'den sonra, üstelikte altyapımızdan çıkan, öz evladımız olan bir sağ bek geliyordu. Gerets Kayseri'ye kiraladı o'nu. Kiralanmak yaramıştı o'na. 22 maça çıktı Kayseri'de. Döndüğünde formayı bir aldı pir aldı. Sonra insanın ayakta durmasının bile neredeyse imkansız olduğu bir sahada, buz pateni - futbol karışımı bir oyun oynanan Konya maçı esnasında rakip oyuncuyla çarpıştı, diz kapağı kırıldı. Dile kolay, tam 1 yıl sürdü tadavisi. Tam 1 yıl çabaladı yeniden geri dönebilmek için. Döndü de. Ama 1 yıl boyunca tedavi gören bir oyuncudan, sahaya çıktığı ilk maçta Sergio Ramos performansı bekliyor olacak ki beğenmedi ve satılmasına karar verdi
Les Adnans 2. Süper Lig'in başka bir sarı - lacivert' ini giymeye mecbur bıraktılar o'nu.
Oysa o kaptanlık bile yapmıştı bu takımın başında. Sağ kanatta, topla beraber dip çizgiye inerken bilirdik ki güzel bir orta gelecek. Hatta belki de gol. Kim bilir? Neyse uzatmayalım; bizim sarı fırtına geçtiğimiz günlerde Ankaragücü ile olan sözleşmesini fesh etti. Şimdi yeniden Galatasaray'a, yuvasına döneceği konuşuluyor. İşin başındaki kişinin, Galatasaray taraftarlarının Abdurrahim abisi, Abdurrrahim Albayrak olduğunu düşünürsek, bu transfere büyük ihtimalle bitti gözüyle bakmak mümkün. Açıkçası, dileğim bu transferin gerçek olması yönünde. Kim bilir? Belki bir gün yine takar o kaptanlık pazubandını. Hakettiği gibi.
Gel be çocuk. Gel de gülsün yine gözlerinin içi şöyle pırıl pırıl. Bizde gülelim seninle beraber zaferlere doğru koşar adım giderken. Kupaları kaldırmadan hemen önce, kupayı kucakladıktan hemen sonra. Çekilen onca çile, bitmeyecekmiş gibi gelen o zor günlerin ardından gelen gurur ve mutluluktan.
Etiketler:
ankaragücü,
futbol,
Galatasaray,
sağ bek,
Spor Toto Süper Lig,
STSL,
transfer,
uçar,
uğur
24 Aralık 2011 Cumartesi
Çeşit...
Etiketler:
Bance,
çeşit,
Fenerbahçe,
samsunspor,
Spor Toto Süper Lig,
Stoch,
STSL
3 Aralık 2011 Cumartesi
Sahanın En İyisi İmzayı da Attı!
Eksiklerle ve soru işaretleriyle gitti Cimbom Başkent'e. Rakip, ligin sürpriz yapmayı seven ve iyi futbol oynayan ekiplerinden Gençlerbirliği'ydi. Büyük bir keyifle izledim bu sefer maçı. Genel olarak iyiydik. Özellikle takım savunması çok iyiydi. Orta alanda da iyi pas yaptık. Gençlerbirliği gibi sürpriz yapmayı seven takımlara karşı topu ayağında tutmak çok önemlidir. Oyuncu bazında da dikkatimi çeken isimler var.
1 - Gökhan Zan : Sakatlıkan çıkan ve uzun süredir oynamayan bir oyuncudan böyle bir performans beklemezdim. Savunmada çok dikkatliydi, bölgesini iyi kapattı, kademelere çok iyi girdi. Rakibe top bırakmadı.
2 - Hakan Balta : Terim gelince birşey oldu bu adama. Sezon başından beri gayet iyi. Bugün işin savunma kısmında çok dikkat çekiciydi. Karşısında bu ligin en iyi 5 kanat oyuncusundan biri olan Hurşut olmasına rağmen o'na pek hücuma çıkma şansı tanımadı. Hurşut'un orta saha çizgisinden öteye geçebildiğini çok az gördüm. Hücum kısmında da gayet iyiydi. Eskiye oranla daha çok ileri çıkıyor ve daha hızlı geri dönüyor. Ters kademeleri de çok iyiydi bugün.
3 - Eboue : Son 3 haftadır çok iyi. Her geçen gün üstüne koyuyor ama bugün bana göre sahanın en iyisiydi. Gol attığı için değil çalışkanlığı ve savunma becerisi için. Beşiktaş maçından olanlardan sonra taraftarın o'na sahip çıkması, destek olması o'nu çok olumlu etkilemiş. Fazlasıyla belli oluyor.
4 - Melo : Önceki maçlara oranla biraz hareketsiz kaldı ve çok geride oynadı bugün ama yine de görevini yaptı. Orta alanda toplara ilk basan isimdi.
5 - Sercan : Çift forvetli sistemde sağ ön tarafa yakın olmak koşuluyla oynadığında faydalı olacağı belli oldu ama kesinlikle tek forvet oynayabilecek bir oyuncu değil. En büyük artısı, golde de gördüğümüz gibi; kontrol + pas ve tek pas oynamayı biliyor ve gayet iyi yapıyor.
6 - Emre Çolak : Hiç kendimizi yormayalım, bundan sonra direk Riera'nın yerine oynasın bence. Oyuna girdikten sonraki 15 dakika boyunca, Riera'nın oyunda kaldığı 50 dakikadan daha faydalıydı. Gol öncesi sol dipte ısrarla topu bekleyip, top boşa çıkınca beklemeden orta yapması güzeldi.
7 - Baros : Çıkarken yine sekiyordu. Sakatlanma pahasına, herşeyini ortaya koyarak oynuyor. Gol atamasa bile attırmak için çabalıyor. Rakip defansı yine çok zorladı. Böyle bir oyuncuya sahip olduğumuz için çok şanslıyız.
Maçın özeti;
Şimdi sırada Çarşamba günü oynayacağımız Fenerbahçe maçı var. Derbi öncesi önemli bir moral faktörü oldu bu galibiyet. Dilerim seriye çarşamba günü kaldığımız yerden devam ederiz.
Etiketler:
baros,
başkent,
Deplasman,
Eboue,
emre çolak,
futbol,
Galatasaray,
gençlerbirliği,
gökhan zan,
hakan balta,
melo,
sercan,
Spor Toto Süper Lig,
STSL,
yıldırım
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






