28 Aralık 2011 Çarşamba

Gelen Giden...


Beşiktaş Milangaz, BBL'nin şüphesiz bu sezon en çarpıcı transferlerine imza atan takımlardan biri. Sezon başında, NBA'deki lokavt'tan faydalanıp Deron Williams'ı kadrosuna katan siyah-beyazlılar, Erwin Dudley (yeni adıyla Ersin Dağlı), Zoran Erceg gibi transferlerinin yanında, NBA'in güçlü takımlarından LA Lakers'ın oyuncusu Lamar Odom'la da anlaşma noktasına gelmişti ki; lokavt bitti. Ancak BJK Milangaz'da transfer bitmedi tabii ki. Deron Williams'ın yerine aynı ayarda bir oyun kurucuya ihtiyacı olan takım, lokavt sonrası NBA'de boşta kalan oyunculardan Porto Riko'lu guard Carlos Arroyo'yu renklerine bağladı ve Arroyo dün İstanbul'a gelerek yeni takımına katıldı. Bizde bu özelde bu sezon takımlarımızın NBA'deki lokavttan faydalanarak yaptıkları transferlere bir bakalım istedik. Bu ligden kimler gelmiş geçmiş, kimler hala burada?

Önce Galatasaray Medical Park'tan başlayalım. Galatasaray, uzun rotasyonuna bir takviye yapması gerekince arayışlara başladı ve NBA'de Atlanta Hawks forması giyen Gürcü asıllı Türk oyuncu Zaza Pachulia'yı renklerine bağladı. Zaza'nın tercih edilmesinde, yerli statüsünde oynayacak olmasının yanı sıra geçmişteki ilginç bir ayrıntı önemli rol oynadı.
O ayrıntıya şurada değinmiştik. Zaza, kaldığı kısa sürede hem takıma oldukça katkı verdi hem de Galatasaray taraftarının büyük sevgisini kazandı. Bugün hala twitter üzerinden Galatasaray taraftarlarıyla sohbet ediyor ve onlara olan sevgisini dile getiriyor. Zaza lokavt'ın sona ermesiyle NBA'e geri döndü ama giderken "seneye free agent'ım, gelebilirim" diyerek mesaj vermeyi de ihmal etmedi.

NBA'den transfer yapan bir diğer takım Anadolu Efes. Milwauke'den, 12 Dev Adam'ın da değişmez oyuncusu olan Ersan İlyasova ile birlikte, LA Lakers'tan Sasha Vuyacic'i kadrosuna katan Efes'te, Ersan geri döndü ancak Vujacic lokavta göre sözleşme yapmadığı için takımda kaldı.

Ve Türk Telekom. Lokavt'tan faydalanarak yapılan transferlerin belki de bir başka çarpıcı olanını başkent ekibi yaptı. Yıllardır NBA'de forma giyen, NBA'de all star seçilen ilk Türk oyuncu olma ünvanına erişen Mehmet Okur. O'nun da lokavt sürecini oldukça olumlu şekilde değerlendirdiğini söylemek mümkün.

Fenerbahçe Ülker'de NBA'den transfer yapan takımlardan biriydi. Marko Tomas'ın sakatlığı sonrası EL için pota altını takviye etme ihtiyacı duyan takım İsviçreli oyuncu Sefolosha'yı kadrosuna katmıştı. O'da kısa süren Türkiye serüveninin ardından NBA'e geri döndü.

Deron Williams, Carlos Arroyo, Zaza Pachulia, Mehmet Okur, Sefolosha, Vujacic...bunlar yalnızca NBA'den gelenler. Birde Avrupalı ve Avrupa'nın başka takımlarından gelen üst düzey transferler var elbette. Galatasaray'da Jaka Lakoviç, Jamon Gordon, Darius Songaila. Efes'te Barac, Savanoviç, Uruguay'lı Batista, İlievski. Fenerbahçe Ülker'de Bogdanoviç vs.

Gelen giden çok. Kalite bir hayli üst düzey. Ligimizle ilgili son yıllarda sıkça dile getirilen bir ifade var. "İspanya'dan sonra Avrupa'nın en iyi 2. ligiyiz." Takımlarımızın hem ligde hemde Avrupa kupalarında sergiledikleri performans, ve de salonların hiç boş kalmaması, şimdi bu düşünceyi şuna çevirmiş durumda; "İspanya'yı geçiyoruz artık." İspanya'yı geçiyor muyuz? İŞin o kısmının yorumunu basketbol kamuoyuna bırakmak lazım. Ama şuna hiç şüphe yok. Her maç son derece kaliteli, üst düzey ve hepsinden önemlisi "gerçek basketbol" oynanan maçlar izliyoruz ve ben bu durumdan son derece memnunum.


Hiç yorum yok: