Ünal Aysal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ünal Aysal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2012 Perşembe

FLORYA'NIN TAŞINMASI VE SALON AKSAKLIKLARI - GÖRÜŞ VE BİLGİ


    Biliyorsunuz Başkanımız Ünal Aysal son mali genel kurulda,kulübümüzde gerçekleşicek.Bir çok şeyin habeini ve müjdesini verdi.Spor salonu,koser salonu,rivaya yapılacak olan Ali Sami Yen spor okulu,bütçelerdeki iyileşmeler ve en önemli bazı fırsatçıların istedikleri gibi gördügü,görmek istedigi bu küçük işletmeciyi kandırma olayınada son noktayı koyarak verdi.Bunlardan biride Florya'nın yani tesislerin başka bir alana taşınması ve bu sayede İstanbulun en degerli arazilerinden birini degerlendirmeyi amaçlayan bir projeyi açıkladı....   

    Şimdi bu yazıda Florya'nın taşınmasıyla ilgili,daha önce bildiklerimi,sonradan ögendiklerimi ve görüşlerimi yazacagım.Bilgilerin dogrulugundan eminim,sonradan bazı degişikliklerde olabilir projede onuda söyleyerek başlayayım.Aslında olayın kısaca özeti şu,Adnan Polat döneminde Galatasaray'a alınan,Büyükçeşmedeki 2000 dönümlük arazi "Yeni Florya" olacak deniyordu.Adnan Polat'ın böyle bir projesi vardı.Hatta o dönemdeki açıklamalrından hatırladıklarımı söyleyim.Galatasaray'ın ciddi bir sıcak paraya ihtiyacı ve sermayeye ihtiyacı var.Florya gibi çok degerli bir araziyi o dönem fiyat soruştuırması yaptırarak 600 milyon TL'ye satılacagını ve bu paranın yarısıyla daha büyük bir arazi olan Büyükçeşmeye daha modern,daha yeni,daha fazla çeşitliligi olan her imkanı olan,Galatasaray'ın bütün şubelerinin antreman yapabilecegi bir tesis kurmak.Diger yarısıyla ile Galatasaray'a sıcak para akışı ve bu paranın çeşitli işlerde sermaye olarak kullanılıp.Galatasaray'a sürekli ve çok gelir getirecek işlerde kullanmaktı.Tabi bazı olaylar cereyan etti ve Adnan Polat bu projeyi hayata geçirmeden önce malesef Galatasaray'a yakışmayan bir olayla başkanlık koltugundan indirildi.Ben ilk Adnan Polat'ın ağzından bunu duyunca çok sevinmiştim.İnşallah yeni gelen yönetimde bunu unutmaz diyordum kendi kendime ki Ünal başkan geldiginde bu konuya degindi.Şimdide harekete geçiliyor.Geçen günlede aralarında Fatih Terim'in ve Ali Dürüst:'ün de oldugu bir heyet bir kaç stada yakın yerde uygun arazi baktıkları haberleride geldi.Bazıları bu projeye karşı çıkabilir.Yanlız bence çok dogru bir proje,Galatasaray'ın önünü baya açar.Birde hem karşı çıkıp,hem basketbolda,futbolda,voleybolda yıldız bekleyenlerede açıkcası şaşaırıyorum.Hayatın gerçekleri,spor artık çok büyük bir endüstri bu endüstride vaar olmak için,yarışçı olmak için gelirin çok fazla olmalı.Projele bence harika özellikle bu Florya'nın taşınma işi ve Ali Sami Yen spor okulu projesi,bunlar gerçekleşirse Galatasaray'ın para sıkıntısı çekebilecegini sanmıyorum.Gerçekleştigi andan itibarende.1 veya 2 seneye sıfır borç kalır.Kaar anlamında da Türkiye'de 1 numaraya yerleşecegini düşünüyorum.   

    Kısaca şu spor salonu işine degineyim.Bazı aksaklıklar oldu.Biliyorsunuzdur.Lakin Ünal başka burayı yapmakta kararlı en fazla Ali Sami Yen spor kompleksinin oraya olmaz.Yanlız mutlaka yapılacak onun içinde başka arazi baklıyor.Çünkü egimin çok olması projeyi imkansızlaştırıyor.Geçenlerde GSYİAD'dan bir teklif geldi.Ayazağa'da bir araziye 15 bin kişilik bir solan yapma teklifi geldi.Yönetim bunu degerlendirecek inşallah cevapları olumlu olur.Galatasaray'da biraz yönetimler ben yaptım demeyi sever.Bu yüzden kabul etmeme olasılıklarıda yüksek.Bir örnekle destekleyeyim.Galatasaray radyosu kuracaktı GSYİAD çok kapsamlı bir radyo,buna ragmen yönetim kabul etmeyip bir internet radyosu kurdu.Galatasaray yönetimleri bir yağlı kapı bulalım onlar yapsın tavrında degildir.   

11 Şubat 2012 Cumartesi

Gelecek...



Galatasaray Medical Park bu sezon muhteşem bir performansa imza atıyor. Ligde play-off finali oynama ihtimali yine çok yüksek. EL'de son 8'e kalma şansı oldukça arttı ve artık son 4 şansı konuşuluyor bizim için. Ve tüm bunları oldukça kısıtlı bir bütçeyle yapıyor bu takım. Galatasaray MP'nin bütçesi 9 ile 10 milyon TL arasında. Pek çok EL takımının altında. Bu'da gelecek sezon'da EL'ye katılması garanti görülen, hatta yeni A lisans adaylarından biri olan takımın bütçesinin muhakkak arttırılması gerektiğini gösteriyor. Takımın bütçesinin en kötü ihtimalle 13-15 milyon TL seviyesine çıkarılması gerek. Peki bütçeyi arttırmak için neler yapılabilir? İşte bu postta konuyla ilgili naçizane önerilerimizi sunacağız.


1 - Mümkünse bir isim sponsoru daha bulunabilir. Takımın ismi Galatasaray MP Pegasus, Galatasaray MP Toyota, Galatasaray MP Unilever, Galatasaray MP Diversey vs şeklinde olabilir. (İsimler örnektir)

2 - Bu konuda tekliflerin kapımıza, ayağımıza gelmesini beklemek yerine gerekirse raporlarımızı ve tekliflerimizi çantamıza koyup biz şirketlere gitmeliyiz. Söz konusu olan Galatasaray'a hizmetse pekala bu yapılabilir.

3 - Şubenin başına kulüp içinden, yönetim kurulundan yada dışarıdan görevlendirme yoluyla kim gelirse gelsin muhakkak basketbolun içinden gelmiş, camiayı, basketbol dünyasını bilen, tanıyan, yöneticilik tecrübesi olan ve ilişkileri güçlü biri olmalı.

4 - Bilet fiyatları gayet makul ve uygun. Şu an 12 lira olan bilet fiyatları gerekirse 15 liraya çıkarılabilir. Kombine satışını teşvik edecek, cazip hale getirecek kampanyalar da düzenlenmeli.

5 - Daha fazla basketbol taraftar ürünü üretilmeli ve store'larda satışa sunulmalı. Çeşitli kampanyalarla, promosyonlarla satışlar teşvik edilmeli.

6 - Yani salon projesi hızlandırılmalı. Önümüzdeki 2 yıl içinde inşaatına başlanması sağlanmalı.

7 - Oyuncularla uzun süreli sözleşmeler yapılmalı. Bu sayede hem uzun süreli takım düzeni ve sistemi oluşturularak istikrar ve süreklilik sağlanmalı, hem de oyuncu satışından da gelir elde etme sisteminin temelleri atılmalı.

8 - Basketbol scouting sistemi kurulmalı. Bunun için etkin ve planlı şekilde çalışacak bir ekip kurulmalı.


Bunlar gibi pekçok çözüm yöntemi, proje ortaya konulabilir. Bunların gerçekleştirilmesinin hiç kolay olmadığını da biliyorum. Zaman, emek, çaba, para, koordinasyon, takım çalışması, organizasyon. Çok fazla şey gerektiriyor. Ama Galatasaray'ın geleceği için ve başkan Ünal Aysal'ın göreve gelmeden önce adaylık konuşmasında söylediği gibi "dünya çapında başarıda süreklilik" için bunlar gerekli.

27 Mayıs 2011 Cuma

Sakin Beyler...Sakin!


Galatasaray'da Ünal Aysal'ın müthiş bir yönetim ekibiyle beraber seçilmesi
ve akabinde vakit kaybetmeden Fatih Terim'i teknik direktörlüğe getirmesinin ardından, haliyle transfer çalışmaları epey bir süre önce başladı.
Aysal'ın taraftarı çok fazla merakta bırakmadan, çeşitli tv programlarında açıkladığı isimlerden 2'si, Elmander ve Selçuk'la her konuda anlaşıldı ve iki oyuncu da şu an Galatasaray'ın oyuncusu. Hatta Elmander bugün İstanbul'a geliyor. Neyse konuya dönelim. Aysal'ın açıkladığı bir başka isimse, hem basında hem de taraftar arasında adeta bomba etkisi yapan Drogba'ydı. Yaklaşık 15 gündür Drogba için kulübü Chelsea ile görüşmeler sürerken, henüz bir sonuç alınabilmiş değil. Ancak bu transferin gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor zira hem Galatasaray'a hemde Chelsea'ya yakın kaynaklar, sık sık Drogba'nın Galatasaray'a yakın olduğunu dile getiriyor. Galatasaray'da, hem Elmander ve Selçuk'tan sonra üçüncü bir transferin henüz gerçekleşmemiş olması hemde Drogba transferinin halen muallakta olması nedeniyle, taraftarlar arasında nedense tuhaf bir sabırsızlık ve kızgınlık durumu oluştu.Forumlarda okuduklarıma inanamıyorum hakkaten.
Ciddi ciddi transfer yapılmıyor diye yönetimi eleştirenler var.
Hakkaten sayılara, skorlara ne kadar takılıyormuşuz.
Kargalar bugün 3-4 transfer açıkladı.
M.Pektemek dışında diğerlerinin kim olduğu belli değil.
11'i girer mi 11'i zorlar mı belli değil.
Büyük ihtimalle kulübeye yada kiralığa alınan oyuncular. Kuşlarınsa tam komedi. Orhan'ı aldılar, Gökhan gitmezse adam kulübeye mahkum.
Serdar desen, Lugano kalır Yobo'da alınırsa ancak üçüncü alternatif olur oraya. Eee nasıl tarnsfer mantığı bu?
Korkunun yarattığı bir heyecanla, hababam girişilen, üzerinde düşünülmemiş transferler. Biz ne yaptık/yapıyoruz?
En çok ihtiyacımız olan mevkilerden birine Türkiye'nin en iyisini, Selçuk'u; forvete de gayet başarılı bir adamı aldık. Çeşitli mevkiler için çeşitli oyuncularla düzenli görüşmeler yapıyoruz. Planlı, programlı. Hangisi daha iyi? Ne yaptığını bilerek atılan adımlarla yapılan transferler mi,
yoksa bir korkuyla, aceleyle düşünmeden yapılmış transferler mi?

14 Nisan 2011 Perşembe

Galatasaray'lılar, Dikkat!



 

Bildiğiniz üzere Galatasaray bir seçim sürecinde ve daha önceleri aday olacağı iddia edilen isimler yavaş yavaş adaylıklarını resmi olarak açıklıyorlar. Geçtiğimiz günlerde resmen adaylığını açıklayan isimlerden biri de Ünal Aysal'dı. Aysal'ın konuşmasının ayrıntılarını ve videosunu burada bulabilirsiniz. Lakin Ünal Aysal'ın adaylığı ile ilgili ortada ilginç bir durum var. Gerek Aysal adaylığını açıklamadan önce gerekse adaylık açıklamasını yaptıktan sonra, spor basını çok enteresan bir tutum takındı. Dün GSFans.org'ta yayınladığımız Kadir Çetinçalı röportajında, Kadir bey'in de üstüne basa basa söylediği çatır çatır Fener'li medya, Ünal Aysal'ın yarattığı rüzgârdan, olumlu havadan ve buna bağlı olarak zaten büyük  olan Galatasaray'ın daha da büyümesinden korkmuş olacak ki; Ünal Aysal'ı deyim yerindeyse tu kaka gösterme çabası içine girdi. Açıklamadan önceki gün Fotomaç "Taraftar Adnan Polat'ı istiyor" diye yazdı. Aynı gün Aysal'ın, adaylığını açıklamadan önce ekibi için ismi geçen kişilerle daha aday olmadan sorunlar yaşadığı iddia adildi. Ve hatta Vatan gazetesi spor servisi, Aysal'ın bir gün önce yaptığı adaylık konuşmasında, net bir şekilde "ekibimizde sorun yok" açıklaması yapmasına rağmen "Aysal Öztürk'le boşanıyor" gibi iğrenç bir başlık altında yalan bir haber yapabildi. Yine Aysal'ın konuşmasını yaptığı gün salonda bulunan ve Aysal'a sorularda yönelten Lig TV muhabiri Bahri Havadır, toplantı sonunda canlı yayında  "pek bir etki yaratmadı, ben tatmin olmadım" diyebildi. Galatasaray taraftarı'da bu komik açıklamaya forumlarda "senin tatmin olmanın bir önemi yok. Sen kimsin? Camia tatmin oldu mu? Mesele o." minvalinde çok güzel bir yanıt verdi. Sonraki gün NTV spor'da Mehmet Demirkol, Aysal'ın adaylığına dair kafa karıştırıcı, ortalığı bulandırmaya yönelik şeyler söyledi. Yine başka bir yerde, "Adnan Polat, kendisini ibra etmeyenlerin arayıp özür dilediklerini, pişman olduklarını dile getiren mesajlar aldığını açıkladı" şeklinde bir haber okudum. Bu tür haberler dünden bu yana ve bugünde artarak, bu kez Hayri Kozak ekseninde yapılıyor ve Hayri Kozak'ın Aysal'ın ekibinde sorun yarattığı haberleri(!) yapılıyor. Kısacası, dikkat sevgili Galatasaray'lılar. Hem yandaş medya hemde Galatasaray'lı olupta sansasyondan beslenen medya yine iş başında. Galatasaray'lılara tavsiyemiz, 22 Nisan'da adaylar resmi başvurularını yapıp, resmi listeler ortaya çıkana kadar bu tür haberlere itibar etmemeleridir.