final eight etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
final eight etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mart 2012 Cuma
EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 6. VE 7. GÜN
Seri yazılara devam ediyorum.Normalde gün gün yazıyordum ama Barcelonaın turu garantilemesi ve kalan 3 seri oldugu için 2 gün için bir yazı olarak yazacagım.Geçelim yazıya...
İlk olarak Oliympiakos - M.Siena maçını degerlendirelim.Esasen ilşginç bir seri oluyor.Buı turun mutlak favori Siena idi.Lakin İvkovic bellki bu konudan rahatsız olmuş ve hırs basmış müthiş bir oyun oynatıyor takımına,büyük ihtimal turu geçen taraf Oliympiakos olacak.Ve İvkovic'e tebriklerin en büyügü gelecek.Oliympiakos maçı başından sonuna üstün götürdü.Aslında beklenmeyecek derecede rahat bir galibiyet aldı.Aslında artık şaşırmamak lazım.Bu seride çok fazla beklenmedik şeyler oluyor.Galatasaray'ın son anda elinden kaçırdıgı Oliympiakos'un,Siena karşısında bu kadar üstün oynamasıda,Galatasaray'lı taraftarları keşke biz olsaydık dedirtiyor açıkcası.Oliympiakos'dan yine ders niteliginde bir savunma izledik.Savunmayla neler yapılabilecegini hekes tamamen anlamıştır umarım.Benim antrenörümün bir sözü vardı.Onu tekrar hatırlatmak isterim."Savunma sadık,hücum nankördür" diye,aslınmda bu basketbolu kısaca kavrama açısından çok önemli bir sözdür.Neyse daha fazla uzatmaya gerek yok.Maçın skorerlerini öne çıkanları yazalım.Rakocevic ikinci yarıya hızlı başlayan Oliympiakos karşısında takımını ayakta tutmaya çalışan isimdi.Olimpiakos adına skorereler,Kyle Hines 15 sayı, 9 ribaund,Kostas Sloukas 11 sayı, 4 ribaund ve 3 asistleoynadı.Siena adına ise,Bo McCallebb'in 15 sayı ve 4 ribaundu mağlubiyeti engelleyemedi.
Geçelim diger süprize,Benim için süpriz olmadı.Çünkü Bilbao bunun sinyalini Moscow'ada vermişti.Bilbao - CSKA maçı,şöylede bir enteresanlıga sahne oldu.Bu senin iki süpriz takımı olarak gösterilen takımlara yenildi bir tek.Galatasaray ve Bilbao CSKA'yı yenen iki takımdır.Bilbao taraftarının müthiş destegiyle sahaya müthiş bir performans koyan Bilbao,kendi evinde bu senenin dream team denilen takımını mağlup etti.Özellikle 2. ve 3. Çeyreklerde müthiş bir savunma yapan Bilbao,hücum bölümünde de istediklerini yapınca,Bilbao adına galibiyet kaçınılmaz oldu.Htta bu çeyreklerin skorunu vereyim.2. Çeyrek: 22-16,3. Çeyrek: 24-17 maçı bu 2 çeyrekte aldılar.Daha önceki yazılarımın birinde söylemiştim.Bilbao bu seride bir şeyler yapğma amacında diye,amacı oldugu içinde CSKA'ya kök söktürüyor diye aynen bunlar oluyor.Bizde basketbolseverler olarak.Güzel bir seri izliyoruz.Bilbao adına skorerler,Kostas Vasiliadis 20 sayı,Marko Banic 18 sayı, Aaron Jackson 13 sayı 8 de asist yaparken; Alex Mumbru maçı 12 sayı ile tamamladı.CSKA adına ise,Nenad Krstic, 9'da 9 şut isabeti ile 22 sayı, Andrei Krilenko 16 sayı, 6 ribaund ve 3 asist, Alexey Shved maçı 5 üçlük isabetinden bulduğu 15 sayı ile tamamladı.
Geçelim bana göre F8'in en güzel serisine,Maccabi Elecktra - Pnathinaikos maçına,Yine ben söylemiştim diyecegim ama söylemiştim.Obradovic bu seriyi ne yapar eder.Atinaya taşır diye.Ki artık süpriz olmazsada Pnathinaikos Final - Four'a yükselir.Maçın geneli başabaş gitti.Ta ki maçın son 5 dakikasına kadar,bu bölüğmde tecrübeli oyuncularıyla sayı bulan Pana galip gelmesini bildi.3. Çeyrekten sona savunmanın dozajını iki takımda yükseltince iki takımda skor bulmakta güçlük çekti.Bu maçı resmen tecrübe kazandıç.Hem oyuncu anlamaında hem coach anlamında.Panathinaikos'da Nick Calathes 15 sayı- 4 ribaund- 3 asistlik ve Sarunas Jasikevicius da 13 sayı- 3 asistlik performanslarıyla galibiyette önemli rol oynarken, Koskas Kaimakoglou da 12 sayı- 7 ribaundluk katkı sağladı.Maccabi Tel Aviv cephesinde ise Devin Smith ile Keith Langford 14’er sayıyla oynadı. Yogey Ohayon ise 9 sayı- 9 ribaund ile maçı tamamladı.Atinada güzel bir maç bizi bekliyor.İşi olmayanların kaçırmamasını tavsiye ediyorum.
Etiketler:
Bilbao,
CSKA,
Euroleague,
final eight,
maccabi,
montepaschi siena,
oliympiakos,
panathinaikos
28 Mart 2012 Çarşamba
EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 5. GÜN
Euroleague final - eight maçları kaldıgı yerden devam ediyor.Tabi daha güzel maçlarla,bende EL F8'ini degerlendirmeye devam ediyorum.Uzatmadan maçlara geçelim...
İlk olarak F8'in en güzel eşleşmesiyle başlayalım.Panathinaikos - Maccabi Electra maçı,Son saniyesine kadar heyecan dolu bir maç izledik.Maccabi seyircisi görevini bana göre tam yaptı.Onları ayrıca tebrik etmek lazım.Basketbol kültürü böyle bir şeydir.Sadece takımınla degil.Seyircinle beraber o kültürü kazanırsınız.Hakemleri,karşı rakibi çok güzel etki altına aldılar.Neyse dönelim saha içine,iki tarafta son ana kadar elinden geleni yaptı.Maccabi maçın bazı bölümlerinde farkı çift hanelere çıkarsada Pana maçın tamamen kontrolünü hiç Maccabi'ye vermedi.Belkide Pana hücum ribaundları konusuna biraz daha dikkat etseydi.Maçı kazanabilirdi.Maccabi adına Langford'un oyuna girememesi sıkıntı oldu.Sofoklis'in Maccabi adına oyuna daha fazla girmesi ve Ohayonun etkli oyunu onlar adına sevindirici ve belirleyici oldu.Diamantidisin maçtan kopuk oynaması daha dogrusu maça agırlıgını koyamamasıda belirleyici oldu.Blu'nun bazı kritik şutlar sokmasıda önemli oldu.Özellikle maçın son dakşikaları tam bir taktik savaşına sahne oldu.İyi oynayan taraf bana göre Maccabi'ydi.Pana pek oyun planını sahaya yansıtamadı.Maccabi'nin savunmasıda bunda belirleyici oldu tabi.Maçların çok teknik,taktik boyutuna girmeyecegim zaten daha önceki 4 tane yazıda yeterince bahsettim sanıyorum.Maccabi adına etkili olan isimler,Yogey Ohayon 12 sayı- 2 ribaund- 6 asist- 3 top çalma,Devin Smith 11 sayı- 9 ribaund ve Sofoklis Schortsanitis ise 8 sayı- 2 ribaund- 1 asistle maçı tamamladı.Panathinaikos adına etkili olan ismler ise Mike Batiste 13 sayı- 6 ribaund, Ian Vougioulas 11 sayı veDimitris Diamantidis de 10 sayı- 6 ribaund- 5 asist- 2 top çalma ile mücadeleyi noktaladı.Maçı Maccabi 65 - 62'lik skor ile kazandı ve seride 2 - 1 öne geçti.
Geçelim Barcelona - Unıcs Kazan maçına,Barcelona İstanbul biletini kapan ilk takım olmayı başardı.Barcelona'nın bu seriyi çok rahat tamamlayacagına kesin gözüyle bakılıyordu.Ki nitekim öyle oldu.Navarro'nun müthiş oynadıgı maçta Barcelona oyuna agırlıgını koyunca deplasmanda gülen taraf oldu.Domöercant'in ve Jawai'nin çabaları yeterli olmadı.Barcelona maçın ilk yarısında maçı geride götürdü.Kazan yıldızlarının devreye girmesiyle Barcelona'ya kök söktürdü.Maçın ilk yarısında etkili olan Kazan takımı devreyi 6 sayı farkla kapattı.İlk yarı etkili oyunlarına bakarak Kazan bu maçı alabilir mi acaba diye içimden geçirmedim degil.Hatta Kazan farkı bir ara 10'a kadar çıkardıysada.İlk yarıda sahada Barcelona'yı yenebilecegini gösteren bir Kazan vardı.Lakin dedigim gibi Barcelona oyuna agırlıgını koyup maçı kopardı.3. Çeyregi başa baş götüren ve 1 sayı önde tamamladı.Barcelona özellikle son çeyrekteki etkili oyunu maçı kazanmasına yetti.Son çeyregin ilk dakikalarında 48 - 48 eşitligi yakalan Barcelona daha sonraki 10 - 0'lık serisiyle 60 - 50 öne geçerek maçı kazandıgını ialn etti.Barcelona adına etkili isimler,Juan Carlos Navarro 21 sayı3 asist 2 ribaund,Navarro dışındaki kimse çift hanelere çıkamadı.Onun dışında dikkat çeken oyuncular,Marcelinho Huertas 9 sayı - 4 asistle, Boniface Ndong 8, Erazem Lorbek 7 ve C. J. Wallace ile Fran Vazquez 6'şar sayıyla galibiyette önemli rol oynadı.Unıcs Kazan adına etkili olan isimler ise,Henry Domercant 19 sayıyla oynadı. Terrell Lyday 12 sayıyla oynarken, Lynn Greer de 5 sayı üretti.Maçı 67 - 56 kazanan Barcelona seride durumu 3 - 0'a getirerek Final - Four'a yükseldi.
Etiketler:
Euroleague,
final eight,
maccabi,
panathinaikos,
Regal Barcelona,
unics kazan
24 Mart 2012 Cumartesi
EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 4. GÜN
Euroleague F8 tüm hızıyla ve muhteşemligi ile devam ediyor.Bende gün gün nabzını tutmaya çalışıyorum.4. Gün,4. Yazı...
CSKA - Gescrap Bilbao maçıyla başlayalım.Maçı beklenildigi üzere CSKA kazandı.Lakin bu sefer Bilbao biraz daha direnebildi.Bilbao belliki CSKA karşısında bir şeyler yapmakta kararlı.Hani biz yapacagımızın en iyisini yaptık.Artık keyif alalım,oynayalım demiyorlar.Ciddi anlamda basketbolseverlere ve taraftarlarına güzel bir seri izletme ve daha ne yapabilirizin derdindeler.İlk çeyrek CSKA'nın ezici üstünlügüyle başladı.Lakin Bilbao ikinci çeyrekte maçı dengeye getirdi.Bilbao çok dirençli bir takım,aynı zamanda hücumda da boş atışları kovalayan ve bulan bir takım bu rakipler için çok yıkıcı bir güç bana göre,2. ve 3. Çeyekte CSKA ile neredeyse başabaş mücadele etmeside etkileyiciydi.Yardımlaşma ve ön alan savunmasınu muazzam yapıyorlar.Hücumda yine D'or Fisher'ın oyunda oldugu blümlerde sürekli P&R arıyorlar.CSKA sonuç olarak çok net favori oldugu bir seri oynuyor Bilbao'da elinden gelenin en iyisi yapıyor.Lakin eytmiyor.Yinede güzel bir seri oluyor.Maçın skorerleri,Andrey Kirilenko 20 sayı,Milos Teodosic 18 sayı ve Viktor Khryapa 13 sayıyla CSKA'ya galibiyeti getirenlerdi.Özellikle Krilenko ve Teodosic'in son çeyrekte müthiş işler yaptılar.Bilbao adına skorer ise Raul Lopez 13 sayı ile oynadı. Maç sonucu 79 - 60 CSKA lehine ama Bilbao bu farkı hak etmiyor.Sonuç olarak CSKA seride 2 - 0 öne geçti.Büyük ihtimallede Deplasmanda zorlansada kazanacaktır.Ve Final - four'a yükselecektir.
Geçelim geçenin en güzel maçına M.Siena - Oliympiakos maçının son dakikaları adeta nefes kesti.Siena maçı tam aldım derken bir anda Olimpiakos müthiş bir savunmayla geri döndü.Maça ortak oldu.Neredeyse alıyordu.Lakin Bo McCalebb son saniyede top çalmasıyla maçı takı adına aldı.İsterseniz 4. Çeyerekteki müthiş geri dönüşü ve savunmayı akamlar anlatsın size 4. Çeyrek: 14-27 Neredeyse Oliympiakos tur için büyük bir avantaj yakalıyordu.Lakin maçı Siena kazanmasını bildi.İvkovic ve Obradovic gibi coach'larınız varsa rakip sizden ne kadar üstün olursa olsun ümidi kesmeyeceksiniz.Oliympiakos taraftarıda,basketbolseverlerde.Favori olarak Siena'yı gösteriyordu.Lakin hal böyle olmadı.Ve Oliympiakos büyük avantajla evine dönüyor.Ben aslında Siena'nın maçı rahat kazanacagını düşünüyordum.Oliympiakos'un son çeyekteki savunması alt yapılarda ders niteliginde gösterilmelidir.Son çeyrek dışında maç hep Siena'nın kontrolü altındaydı.Siena'nın her hucumu McCalebb'in elinde şekilleniyor.Oliympiakos'da Spanoulis'in büyük etkisi var ama daha takım olarak,düzen içerisinde oynayan Oliympiakos ki takım oyunu her zaman daha etkilidir.Maçın skorerlerine bakacak olursak.Oliympiakos adına Printezis 15 sayı, Acie Law ve Pero Antic ise kaydettiği 11'er sayı ile oynadı.Siena'da ise Bo McCaleb 20 sayı,Lavrinovic 18 sayıyla galibiyette büyük rol oynadılar.
Son olarak bir özür yazı baya geçikti ama kusura bakmayın....
Etiketler:
Bilbao,
CSKA,
Euroleague,
final eight,
montepaschi siena,
oliympiakos
23 Mart 2012 Cuma
EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 3. GÜN
Final - eight tüm hızıyla devam ediyor.Tabi yazılarımda,bu arada milli takım konusunu biraz erteledim.O seride devam edecek.Kendi çapımda bir şeyler yazmaya çalışacagım.Gelelim dünkü maçlara...
Önce Pnathinaikos - Maccabi Electra maçına bakalım.Basketbol severler iliklerine kadar basketbol'u ve Euroleague'i hissetmiştir.Dün iki müthiş takımın,müthiş basketbolunu izledik.Ben Pana'nın kazanacagını düşünüyordum.Lakin "görece" bir süpriz oldu.Ve Maccabi maçı uzatmalarda aldı.Geçen maçtan çok farklı bir maç oldu.Galiba o ilk maç Pana'yı biraz yanılttı.Maccabi'yide kamçıladı.Bu nedendendir ki maç her an başabaş gitti.Maccabi tamda oynaması gerektigi gibi oynadı.Pana hucumda çok pas yapıp,çok hareketli oynayarak boş adamı ve P&R'ler arayan bir takım.Maccabi'de bu hücumları etkisiz hale getirmek için baskılı bir savunma ve en önemlisi pas kanallarını keserek hücumda Pana'yı etkisiz hale getirmeye çalıştı.Nitekim de başarılı oldu.Maçı aldı.Maç baya git gelli oldu ama hiç bir tarafın lehine dönmedi.Maccabi sürekli bire birleri zorlayıp ya sayı bulmaya çalıştılar,yada savunmanın dengesini bozup boyalı alan çevresinde boş adamları buldular.Bu Pana savunmasını epey zorladı.Pana'yı sıkıntı yaşadıgı dönemde Kaimakoglou etkili oyunuyla ayakta tutan isimdi.Son çeyrekte de Diamantidis devreye girerek takımını ayakta tuttu.Sofoklis Pana savunmasına çok sıkıntılı anlar yaşattı.Lakin onunda erken faul problemine girmesi Maccabi için iyi olmadı.Çünkü çok etkili oynuyordu.Belkide o olsa maç uzatmalar bile gitmeye bilirdi.Maccabi'nin en skorer ismi yine 17 sayıyla Langford oldu.Smith ve Ohayon ise 15'er sayı üretti.Kaimakoglou ise 20 sayıyla Pana'nın en skorer ismi oldu.Seri çok ilginç bir hal aldı.İki tarafta bir birini eleyebilir.Maccabi Pana'yı durdurmanın yollarını bulmuş gibi gözüküyor.Obradovic'de Maccabi'ye yeni süprizler hazırlayacaktır.Özellikle bu serinin maçlarını kaçırmamanızı öneririm.Sonuç olarak 94 - 92 Maccabi maçı alarak seride durumu 1 - 1'e getirdi.Büyük avantaj sagladı.
Barcelona - Unıcs Kazan maçına geçelim.Bu seride süpriz olmayacak gibi duruyor.Barcelona'da Navarro müthiş oynadı.Kazan her ne kada zorluyor gibi gözüksede,Barcelona maçı kazanacagı kadar oynuyor.Ve kazanıyor.Kadro kalitelerinin çok fazla oldugu bir seride de Kazandan süpriz beklemek çokda dogru olmaz.Bu maç üzerine söylenecek pek fazla bir şey yok.Navarro 18 sayı ve 3 asist,Erazem Lorbek 14 sayı, 3 ribaundla, Pete Mickeal de 12 sayı, 4 ribaund, 4 top çalma ve 3 asistle mücadele etti. Konuk ekipte Nathan Jawai'nin 21 sayı, 10 ribaundu ile Bostjan Nachbar'ın 16 sayı ve 5 ribaundu galibiyet için yetmedi.
Etiketler:
Barcelona,
Euroleague,
final eight,
maccabi,
panathinaikos,
unics kazan
22 Mart 2012 Perşembe
EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 2. GÜN
Euroleague F8'de 2. Gün maçlarıda oynandı.Ve ilk maçlar tamamlandı.Basketbol adına çok güzel maçlar izliyoruz.Dün süpriz olmadı demiştim.Ama bir süpriz oldu.Ve Olimpiakos,Siena'yı deplasmanda mağlup etti.Şimdi geçelim maçlara...
İlk olarak süpriz maçtan başlayalım.Maçın ilk bölümleri,M.Siena'nın üstünlügüyle geçildikten sonra maçın son 10 dakikasında Müthiş bir savunma yapan Olimpiakos potasında sadece 7 sayıya izin verip.Kaşı potaya 21 sayı göndererek maçı kazanmasını bildi.Son 10 dakikadaki yapılan savunma bence bütün alt yapılarda ders niteliginde izletilmeli.Savunmanın Eurolegue'de ne kadar önemli oldugunu bir kez daha görmüş olduk.Euroleague'de iddialı olacaksanız.Savunmanız üst düzeyde olmalıdır.Olimpiakos,Siena gibi bir takımı deplasmanda yenebiliyorsa bunun tek açıklaması olaganüstü bir savunmadır.Siena çok potasiyelli bir takımdır.Öyle kolay degil Siena gibi takımı 7 sayıda bırakmak.Bu yapılan savunmanın ne denli muazzam oldugunu bir kez daha gösterir.Maçın en skorerleri Olimpiakos için,Printezis 20 sayı,Spanoulis 15, Kyle Hines 13 sayıyla galibiyette büyük rol oynayan oyuncular.Siena cepesinde ise David Andersen, 26 sayı ve 7 ribaund, Bo McCalebb 15 sayı ve 4 asistle oynamasına ragmen takımının yenilgisine engel olmadı.Sonuç 79 - 73 Olimpiakos yenerek,seride 1 - 0 öne geçti.
Gelelim CSKA - Bilbao maçına.İlk yarı müthiş bir oyun vardı sahada,açık söyleyeyim o ilk yarı hiç bitmesin keyfini çıkaralım istedim.Bilbao'nun CSKA karşısında direnmesi,neredeyse hatasız oynaması maçın başa başa gitmesi ve olaganüstü mücadelesi,müthiş bir Bilbao vardı sahada.Yanlız ilk yarının sonlarına dogru CSKA biraz hareketlenince,Bilbao'da bench'den katkı alamayınca ilk yarı CSKA lehine 10 sayı fark ile bitti.Skoru görüpte CSKA baştan sona Bibao'yu ezmiş diyenler varsa yanılıyor.Bir ara önde bile götürdü.Lakin dedigim gibi bench ve kalite farkı maç ilerledikçe agırlıgını çok daha fazla hissettirdi.Ve CSKA farklı galip geldi.İlk yarıda sahada savunma anlamında direnç gösteren tek CSKA'lı Krilenko'ydu.En kritik yerlerde işini yaptı ve çekildi.Gerçekten harika bir oyuncu.Bilbao'da ilk yarıda ön alan,baskılı savunmasını etkili yapınca,CSKA hucumlarda baya etkisiz kaldı.Bu sırada da boş üçlükler bulan ve çok iyi bir üçlük yüzdesi yakalayan Bilbao maçı başa baş götürdü.Tabi birde Bilbao'nun çok fazla top kaybı yapmasıda CSKA'nın işlerini kolaylaştıran bir detaydı.CSKA ciddi anlamda oyuna istedigi zaman agırlıgını koydugu an karşısında kimse duramıyor.Nenad Kristic'in içerdeki says üstünlügü ve bundan dogan zaaflar,Gordon'nın kritik yerleredeki şutları,Shved'in maça agırlıgını koyması,tabi unutmadan ekstra gayret ile CSKA'nın o yıldırıcı savunmasıda galibiyette büyük pay sahibidir.Ne kadar yıldızları toplasanızda o savunmayı çok iyi yapmalısınız.Bilbao'nun da fizik olarak yorulması önemli detaylardan biridir.CSKA'nın şut yüzdesini yukarı çekmesi ve daha setlerine sadık,topu paylaması maçı getiren önemli detaylardandı.Maçın skorerlerine bakacak olursak. Nenad Krstic 18 sayı,Alexey Shved 15, Jamont Gordon 14 sayı ile galibiyette önemli tol oynadılar.Bilbao'da ise Kostas Vasiliadis 15 sayı,Alex Mumbru 14 sayılık performansıyla Bilbao'nun öne çıkan oyuncularıydı.Sonuç CSKA maçı 98 - 71 kazanarak seride 1 - 0 öne geçti.Ve bu seride favori olan taraf oldugunu sahada göstermiş oldu.Bilbao'da bu sene Euroleague'de sezonun en başarılı takımı bana göre.Düşük bütçelerine ragmen yaptıkları iş harika,sonra Galatasaray.M.P gelir.İkisininde hemen hemen bütçesi aynı ve bu sene Euroleague'e damga vurdular.A lisans konusunda iki takımda ciddi adaydır.Galatasaay taraftarı sayesinde biraz daha önde olsada.Bilbao sonuç olarak bir İspanya takımı sezon başı neler olacak görecegiz.
Etiketler:
Bilbao,
CSKA,
Euroleague,
final eight,
montepaschi siena,
olimpiakos
21 Mart 2012 Çarşamba
EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT BEKLEDİGİMİZ GİBİ
Dün iki müthiş maçla Euroleague F8 başladı.Sonuçlar beklenildigi gibi,süpriz olmadı.Oyunlar,mücadeleler,oyun içindeki hamlelerin bir santranç müsabakasını andırması,yıldızların çok daha fazla agırlık koydugu,bir top için kavgalar ve mithiş oyunlar,işte tamda bekledigimiz gibi,böylede devam edecektir.Keşke şurada Galatasaray'da olsa diyorum.Yada en azından bir Türk takımı ama malesef olmadı.Neyse dönelim yazıya...
İlk olarak Barcelona - Unics Kazan maçına bakalım.Bu maçın,daha dogrusu bu serinin favorisi tabikide Barcelona,kadro kalitesi,tecrübe,oyun daha dogrusu herşey,bütün üstünlükler Bacelonada.Tabi Kazan'da elinden geleni yapacaktır.En azından kendi taraftarlarına ve basketbol severlere güzel bir seri izletmek için.Maçın en skoreri 22 sayıyla Pete Mickeal oldu.Huertas 5 sayıda kalmasına ragmen 10 asist yaptı.Erazam Lorbek 15,Navarro'da 13 sayıyla takımının galibiyetinde büyük rol oynayanlardandı.Daha maçın başında agırlıgını koyan Barcelona 3. Periyotta farkında verdigi rahatlıkla ve Kazanın maçtan kopmak istememesiyle 17 - 20 bitti.Lakin maçı rahat kazandı diye biliriz.Jawai'nin 15, Henry Domercant'ın 12 sayısı mağlubiyeti engelleyemedi.Barcelona'nın ilk çeyrekte sert savunmasınada dikkat çekmessem haksızlık olur.Maçın sonucu 78 - 66 lık skor ile bitti.Ve Barcelona seride 1 - 0 öne geçti.
Geçelim.Panathinaikos - Maccabi Electra maçına,bu maç tam anlamıyla muazzamdı.Özellikle Pana'nın 22- 0'lık serisi tam anlamıyla müthişti.Diamantidis özellikle bu maçı bekliyormuşcasına konsantre ve etkiliydi.Dün müthiş bir oyun ortaya koydu.Şöyle bir istatistik versem galina herşeyi anlamış oluruz.15 sayı, 5 ribaund, 8 asist, 2 top çalma, 2 blok kısacası galibiyet için herşeyi yaptı.Özel ve büyük oyunculara yakışır oynadı.Aslında bu serininde favorisi Pana idi ama bu seri biraz daha çekişmeye sahne olur deniyordu.Lakin Maccabi hiç bir direnç,varlık gösteemedi Pana karşısında.Pana'da bu seride ne denli favori oldugunu gösterdi.22 - 0'lık seriden önce kaptırılan top ve Eliyahu'nun sımacı ve ardından gelen Obradovic molası,hamlesi ve mithiş oyun.Bir kez daha üst düzey bir coach'un,maçı nasıl alabilecegini,ne denli etkileye bilecegini gösterdi..Hani hocalar genelde elimizde sihirli degnek yok bakıcaz.Gibi açıklamalar yapar ya bence Obradovic bu hamlesiyle onları haksız ve yalancı çıkarttı.Artık o molada ne yaptıysa takım o moladan sonra maçı aldı.Pana bu seriyi kazanır ve yoluna devam eder.Gelelim Maccabi'ye takımın varlık gösteren iki adamı vardı.Biri 21 sayı ile Keith Langfor,digeri ise 17 sayı 6 ribaunt ile Devin Smith oldu.Kadroları tabikide Pana'ya göre daha kısıtlı.Ayrıca bu seon çok fazla maç yapmaları onları formdan düşürmüş olabilir.Yinede Pana'nın müthiş oyuna gölge düşürmez bu durum.Maçda bir ara fark 27 sayıya kadar çıksada Pana maçı 93 - 73 ile kazandı.Ve Pana seride 1 - 0 öne geçti.
Sonuç olarak iki tane çok güzel maç izledik.İmkanı olan kimse kaçırmasın derim.Çok daha sert ve güzel maçlar olacak seriler kızıştıkça emin olabilirsiniz.
Etiketler:
Barcelona,
Diamantidis,
Euroleague,
final eight,
maccabi,
Obradovic,
panathinaikos,
Pete Mickeal,
unics kazan
29 Şubat 2012 Çarşamba
FİNAL - EİGHT İÇİN SALDIR GALATASARAY
Yarın Galatasaray basketbol tarihinin en önemli maçlarından birine çıkacak.Herkesde heyecan dorukta.Günlerden beri bu maçı bekliyoruz.Hatta bu maçdan önceki maçlara bile taraftar olarak tam konsantre olmadık.Nedir bu maç,Olimpiakos - Galatasaray.M.P Euroleague top 16 son maçı,Galatasaray tarihinde ilk defa katıldıgı bu kupada F8 oynama hakkını son maça kadar getirmeyi başardı.Belkide yarın saatler 23 : 45 sularında Galatasaray'ın tarihinde ilk defa katıldıgı bu büyük organizasyonda F8'de olmasını kutlayacagız.Taraftar olarakda inanmış durumdayız.Takımımızında inandıgına süphemiz yok.Netice ne olursa olsun takımımızın bize yaşattıgı bu heyecandan dolayı hepsini şimdiden tebrik ederim.Çıkıp hepsi Aslanlar gibi oynayacak.Kaybederiz,kazanırız.Lakin sonuna kadar mücadele edeceklerinden ellerinden geleni yapacaklarından şüphemiz yok.SON TOPA KADAR sloganının hakkını her zaman verenler,yarında SON TOPA KADAR savaşacaklarıdır.Oktay Mahmuti'nin takımı bu maç taktiklerine göre dizayn ettigini eminim,Bu takım elemelerden bu noktalara gelmesi hatta elemeleri geçip Euroleague'e kalması bile süprizken bir anda bu konuma geldi.Taraflısı,tarafsızı açıkca buralara gelebilecegini tahmin etmiyordu.Tek bir kişi hariç coach Oktay Mahmuti onun aklında hep buralar vardı.O takımının neler yapabilecegini,kurdugu sistemde nasıl güzel oynadıgını çok iyi biliyordu.Sezon öncesi yapılan hazırlık maçlarındaki 10'da 9'luk galibiyet oranıda onu eminim ki çok daha ümitlendirmiştir.Bu oynadıgı 10 maçda çok önemli rakiplerle oynadı.Oktay Mahmuti sezon başındsan bu yana neredeyse bütün planlarını gerçekleştirdi.Tek biri hariç hep aklında olan bir 3,4 oynayan bir oyuncu,sezon başı Seibutis'i istedi,olmadı.Chuck Davis'i istedi o da olmayınca bu niyetinden vazgeçip,buradaki eksigi en iyi şekilde kapatmak için çalışmalara girdi.Çogu zaman kapatsada bazı maçlarda olmadı.İçerdeki Barca ve Siena maçında olmadı.Neyse Oktay hocamız için özel bir yazı yazacagım nede olsa çok detaya girmeyelim.Yanlız takımın buralara gelmesindeki en büyük etkenlerden bir taneside,taraftardır.Tek kelime ile MÜKEMMEL destek oldular.Yapılan tribün showları,tezehuratlar,her an her yerde sonuç ne olursa olsun sonuna kadar desteklediler.Bu Olimpiakos maçına gelebildiysek.Taraftarın büyük etkisi vardır.Olimpiakos bile bilet vermekten korktu.Güvenligi bahane ederek.Yaklaşık 1000 kişilik bir yer ayırsalardı,deplasmanı kendi sahamız haline getirirlerdi.Sonuç olarak.20 bilet verebiliriz deyip,işin içinden çıktılar.Orada Olimpiakos'a büyük bir taraftar destegi olacaktır.Lakin eger maçın sonuna kadar önde götürebilirsek,Bu taraftar destegi tam tersine dönebilir.Çünkü taraftarı ile problemleri var.Sonuç olarak bizler İNANDIK.Takım İNANDI.ZAFER İNANANLARINDIR !
Şimdi hikaye bölümünü biraz kenara bırakalım ve maçın teknik boyutuna gelelim.Olimpiakos kan kaybında olasada başlarında İvkovic gibi çok degerli ve önemli bir coach var.Halada önemli oyuncuları var.Spanoulis ne zaman ne yapacagı belli olmaya bir oyuncu,Göksenin ve Jamon onun topuna baskıyı iyi yapmalı.Sadece iyi tutmakla olmayabilir.Bu sefer kendi oynamıyorsa oynatırır ki bu daha fena olur.Papadopoulos iyileşti.Daha fomunda degil ama iyi bir uzun,vucud vucuda zorlayabilecek bir oyuncu,Furkan ve Cevher savunabilir.Andric ayaklarının hızlı olmasıyla bu oyuncuya karşı etkili olacaktır.Hines'ı avantaja çevirebiliriz.Hines ile pota altında vucud vucuda oynamak bize avantaj getirecektir.Hines tutugu uzunu sürekli dışarı iten,uzun kollarıyla ona top aldırmamaya çalışan bir oyuncu.Sloukas şutör bir oyuncudur.Kesinlikle boş kalmaması lazım.Çok fazla atmaz ama attıgında hedefi bulur.Onun dışında bizim belirli bir tertipimiz ve sistemimiz var.Adam adama savunma + topa çok iyi baskı,hucumda da P&R(pick and roll) hucumlarından pota altından boş adamı bulma veya dışardaki boş adamı bulma.Çok iyi bir pas trafigi kuruyoruz.Kimse elinde topu fazla tutmadan hucum başına en az 4 pas yapıp gerekli pickler ve katlarla yanıltıp boş adamı buluyoruz.Takımına göre birebir içeriyi pentrelerle zorluyoruz ki bu tamda bu maçın esas taktigi olmalı.Bu takım o takım penetrelerde geçen maçda çok zorlandılar.Bu maçda zorlanacakları kesin,içerden bitiremezsek bile dışarda illaki boş adamı bulacagız.Güzel birde şut yüzdesi yakalarsak ki bu hayati önem arz ediyor böyle bir maçda.Maç içindeki,maça özel hamleleride tahmin etmek elbet zor.O da coach'umuz Oktay Muhmuti'nin becerisinde ki bugüne kadar o konuda ne kadar becerikli oldugunu herkes gördü.İvkovic'i bu konuda alt edecegi kesin.Çok daha önemli olan bir şeyde varki,MÜCADELE,çok fazla mücadele etmek lazım.Yılmadan,rakibi yıldırana kadar,yıpratana kadar durmadan mücadele etmeliyiz.40 dk iyi savunma lazım.40 dk iyi savunma bize maçı getirecektir.İllaki hucumda bir şeyler buluruz.Takım olarak oynayıp,maç içinde geriye bile düşsek sonuna kadar elimizden geleni yapmalıyız.Ki yapacagızda,ben inanıyorum kazanacagız.Başka unuttugum bir şey yoktur inşallah herkese saygılar sevgiler...
27 Şubat 2012 Pazartesi
SON MAÇLARA KALAN FİNAL - EİGHT
Euroleague'de 2 takımımız F8 (final - eight) ihtimalini son maça bıraktı. Türk basketbolu için 2 büyük final. 2'de 2 olaganüstü olur. 2'de 1 güzeldir. 2'de 0 dogal olarak hüsran olur.Hafta içi, Fenerbahçe aslında biraz şanslıydı. Daha dogrusu bu sene Euroleague'de şansı epey yağver gitti. Bu şansları geçen seneki şanssızlıklarının diyeti de olabilir tabi.Şaka bir yana, Fenerbahçe'nin Kazan'ı yenmesi için 1.5 periyot oynaması yetti. Kazan esasen çok enterasan bir takım. Dış oyuncuları ne kadar kaliteliyse iç oyuncuları da bir o kadar kötü. Tabii Vermeyenko hariç. Hazırda Domercant etkisiz kalmış, 3 faulü erken yapmış, maçtan çok kopuk oynamış. Fenerbahçe'nin bu takımı çok rahat yenmesi lazımdı.Hucumda sürekli Kazan'ın pota altını zorlayıp,savunmada topa baskıyı etkili yapıp, iyi bir adam adama savunma bu kötü Kazan'a karşı 20 fark yapardı. Bu kötü kazan diyorum çünkü Kazan çok daha iyi oynayan, çok etkili bir takım. Özellikle Siena maçında harika oynamışlardı. Lakin Fenerbahçe'nin durumu da hiç iç açıcı degil bu sezon. O sorunlara çok girmeyeyim çıkamayız. Şimdi önümüze bakmak lazım.
Fenerbahçe'nin çıkma ihtimali şu şekilde. Pana deplasmanda Kazan'ı yenecek. Fenerbahçe'de deplasmanda Milano'yu yenecek. Milano yabana atılacak bir takım degil. Bourousıs,Fotsis,Bremer ve Nıcolo gibi önemli oyuncuları var. Son Pana maçını da kazandılar.FB'nin içerde ve dışarda yenildigi takım. Medyada Kazan maçı öncesi öyle birşey gösterildi ki Kazanı yenersen F8 cepte,Milano'yu zaten yenersin. Milano son dönemlerde toparlanan bir takım ve yaklaşık 20 milyon dolarlık bir takımdır. Kazan maçı başlamadan önce aklımdan geçirdim. FB bu maçı kazanabilir ama Milano maçı şüpheli diye. Sonuç olarak FB'nin işi çok zor.Milano bireysel oyuncu yetenekleriyle daha çok iş yapan bir takım,biraz öncede bahsettigim o önemli oyunculara baskı kurmalı,kesinkle iyi savunma yapmalı.Pota altında Fenerbahçe'nin ciddi sıkıntıları var.Milano'da bu bölgede oynayan Bourosıs çok etkili bir oyuncu buraya çok dikkat etmeli.Hucumda topu paylaşarak oynamalı.Yani öyle geçmiş dönemlerdeki gibi topu 15 saniye bir kişi elinde tutup sonra hucum etmeye devam ederse kaybedecektir. Onun dışında da direk kendi göbegini kendisi kesmeyecek.
Biraz da Euroleague'de sezonun takımından bahsedelim.Galatasaray Medical Park.Elemelerden buraya gelip taraftarının büyük destegiyle daha ilk sezonunda F8 ihtimalini son maça kadar getiren Galatasaray ayaga kalkılıp alkışlanır. Buserüvende çok fazla hikaye var.Dedigim gibi detaya girmeyecegim. Bu sezon degerlendirmesi degil. Sadece F8 için,evinde hiç yenilmemesi Galatasaray'ı bu noktalara getirdi.
Son maçında Efes'i çok rahat yenen Galatasaray SON TOPA KADAR yunanistanda mücadele edecektir. Galatasaray'ın bana göre tek avantajı kendi göbegini kendi kesecek olması.Yenerse veya 1 sayıyla yenilirse F8'e adını yazdıracak. Biz taraftar olarak yuhalamak yerine yinede takımımızı alkışlayıp, bize bu heycanları yaşattıgı için teşekür edecegiz. Yalnız bir coşku daha bize armağan edelerse o zamanda kutlamayı büyük yaparız.Bu takım aslında 8 milyon dolara kurulsa da ben düz hesap 10 diyeyim. Seneye bu bütçe artacaktır. En kötü 15 milyon dolar olacagı konuşuluyor. Lakin bu tabii gelecek sezonun konusu. Sadece şuna deginmek istedim. Kadro İSTİKRARI bozulmadan üzerine eklenecek degerli parçalarla, seneye hedef herhalde F4 veya final olur.Sonuç olarak Galatasaray Olympiakos'u yenebilir.Nasıl yener.Her zamanki savunmasını 40 dk boyunca yapmalı,35 dk yapması bile yetmeyebilir.Spanoulis gibi çok etkili bir lider oyuncuları var.Göksenin'e ve Jamon'a savunma anlamında büyük iş düşüyor.Hucumda Galatasaray illaki istedigi sayıları bulacaktır.Çünkü ezberlenmiş,alışkanlık haline gelmiş boş atışları bulan hucum setlerimiz var.F8'in anahtari 40 dk iyi savunmada ve akıllı oynamada.
Son olarak şuna da deginecegim. Galatasaray herkese SAYGIYI ögretti. Bir eski basketbolcu "Galatasaray top 16'dan 1 galibiyet alsın ben onları EL şampiyonu kabul edecegim" demişti. Bu tarz bir kaç yorum oldu ama sonunda herkes SAYGIYI ögrendi. Bir FB'li eski basketbolcunun gözünde bile EL ŞAMPİYONU olarak görünüyorsak ne mutlu bize...
Etiketler:
Basketbol,
Euroleague,
Fenerbahçe,
final eight,
Milano,
olimpiakos,
Yenilmez Armada
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















