montepaschi siena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
montepaschi siena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2012 Cuma

EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 6. VE 7. GÜN


    Seri yazılara devam ediyorum.Normalde gün gün yazıyordum ama Barcelonaın turu garantilemesi ve kalan 3 seri oldugu için 2 gün için bir yazı olarak yazacagım.Geçelim yazıya...   

    İlk olarak Oliympiakos - M.Siena maçını degerlendirelim.Esasen ilşginç bir seri oluyor.Buı turun mutlak favori Siena idi.Lakin İvkovic bellki bu konudan rahatsız olmuş ve hırs basmış müthiş bir oyun oynatıyor takımına,büyük ihtimal turu geçen taraf Oliympiakos olacak.Ve İvkovic'e tebriklerin en büyügü gelecek.Oliympiakos maçı başından sonuna üstün götürdü.Aslında beklenmeyecek derecede rahat bir galibiyet aldı.Aslında artık şaşırmamak lazım.Bu seride çok fazla beklenmedik şeyler oluyor.Galatasaray'ın son anda elinden kaçırdıgı Oliympiakos'un,Siena karşısında bu kadar üstün oynamasıda,Galatasaray'lı taraftarları keşke biz olsaydık dedirtiyor açıkcası.Oliympiakos'dan yine ders niteliginde bir savunma izledik.Savunmayla neler yapılabilecegini hekes tamamen anlamıştır umarım.Benim antrenörümün bir sözü vardı.Onu tekrar hatırlatmak isterim."Savunma sadık,hücum nankördür" diye,aslınmda bu basketbolu kısaca kavrama açısından çok önemli bir sözdür.Neyse daha fazla uzatmaya gerek yok.Maçın skorerlerini öne çıkanları yazalım.Rakocevic ikinci yarıya hızlı başlayan Oliympiakos karşısında takımını ayakta tutmaya çalışan isimdi.Olimpiakos adına skorereler,Kyle Hines 15 sayı, 9 ribaund,Kostas Sloukas 11 sayı, 4 ribaund ve 3 asistleoynadı.Siena adına ise,Bo McCallebb'in 15 sayı ve 4 ribaundu mağlubiyeti engelleyemedi.   

    Geçelim diger süprize,Benim için süpriz olmadı.Çünkü Bilbao bunun sinyalini Moscow'ada vermişti.Bilbao - CSKA maçı,şöylede bir enteresanlıga sahne oldu.Bu senin iki süpriz takımı olarak gösterilen takımlara yenildi bir tek.Galatasaray ve Bilbao CSKA'yı yenen iki takımdır.Bilbao taraftarının müthiş destegiyle sahaya müthiş bir performans koyan Bilbao,kendi evinde bu senenin dream team denilen takımını mağlup etti.Özellikle 2. ve 3. Çeyreklerde müthiş bir savunma yapan Bilbao,hücum bölümünde de istediklerini yapınca,Bilbao adına galibiyet kaçınılmaz oldu.Htta bu çeyreklerin skorunu vereyim.2. Çeyrek: 22-16,3. Çeyrek: 24-17 maçı bu 2 çeyrekte aldılar.Daha önceki yazılarımın birinde söylemiştim.Bilbao bu seride bir şeyler yapğma amacında diye,amacı oldugu içinde CSKA'ya kök söktürüyor diye aynen bunlar oluyor.Bizde basketbolseverler olarak.Güzel bir seri izliyoruz.Bilbao adına skorerler,Kostas Vasiliadis 20 sayı,Marko Banic 18 sayı, Aaron Jackson 13 sayı 8 de asist yaparken; Alex Mumbru maçı 12 sayı ile tamamladı.CSKA adına ise,Nenad Krstic, 9'da 9 şut isabeti ile 22 sayı, Andrei Krilenko 16 sayı, 6 ribaund ve 3 asist, Alexey Shved maçı 5 üçlük isabetinden bulduğu 15 sayı ile tamamladı.   

    Geçelim bana göre F8'in en güzel serisine,Maccabi Elecktra - Pnathinaikos maçına,Yine ben söylemiştim diyecegim ama söylemiştim.Obradovic bu seriyi ne yapar eder.Atinaya taşır diye.Ki artık süpriz olmazsada Pnathinaikos Final - Four'a yükselir.Maçın geneli başabaş gitti.Ta ki maçın son 5 dakikasına kadar,bu bölüğmde tecrübeli oyuncularıyla sayı bulan Pana galip gelmesini bildi.3. Çeyrekten sona savunmanın dozajını iki takımda yükseltince iki takımda skor bulmakta güçlük çekti.Bu maçı resmen tecrübe kazandıç.Hem oyuncu anlamaında hem coach anlamında.Panathinaikos'da Nick Calathes 15 sayı- 4 ribaund- 3 asistlik ve Sarunas Jasikevicius da 13 sayı- 3 asistlik performanslarıyla galibiyette önemli rol oynarken, Koskas Kaimakoglou da 12 sayı- 7 ribaundluk katkı sağladı.Maccabi Tel Aviv cephesinde ise Devin Smith ile Keith Langford 14’er sayıyla oynadı. Yogey Ohayon ise 9 sayı- 9 ribaund ile maçı tamamladı.Atinada güzel bir maç bizi bekliyor.İşi olmayanların kaçırmamasını tavsiye ediyorum.   

24 Mart 2012 Cumartesi

EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 4. GÜN


    Euroleague F8 tüm hızıyla ve muhteşemligi ile devam ediyor.Bende gün gün nabzını tutmaya çalışıyorum.4. Gün,4. Yazı...

    CSKA - Gescrap Bilbao maçıyla başlayalım.Maçı beklenildigi üzere CSKA kazandı.Lakin bu sefer Bilbao biraz daha direnebildi.Bilbao belliki CSKA karşısında bir şeyler yapmakta kararlı.Hani biz yapacagımızın en iyisini yaptık.Artık keyif alalım,oynayalım demiyorlar.Ciddi anlamda basketbolseverlere ve taraftarlarına güzel bir seri izletme ve daha ne yapabilirizin derdindeler.İlk çeyrek CSKA'nın ezici üstünlügüyle başladı.Lakin Bilbao ikinci çeyrekte maçı dengeye getirdi.Bilbao çok dirençli bir takım,aynı zamanda hücumda da boş atışları kovalayan ve bulan bir takım bu rakipler için çok yıkıcı bir güç bana göre,2. ve 3. Çeyekte CSKA ile neredeyse başabaş mücadele etmeside etkileyiciydi.Yardımlaşma ve ön alan savunmasınu muazzam yapıyorlar.Hücumda yine D'or Fisher'ın oyunda oldugu blümlerde sürekli P&R arıyorlar.CSKA sonuç olarak çok net favori oldugu bir seri oynuyor Bilbao'da elinden gelenin en iyisi yapıyor.Lakin eytmiyor.Yinede güzel bir seri oluyor.Maçın skorerleri,Andrey Kirilenko 20 sayı,Milos Teodosic 18 sayı ve Viktor Khryapa 13 sayıyla CSKA'ya galibiyeti getirenlerdi.Özellikle Krilenko ve Teodosic'in son çeyrekte müthiş işler yaptılar.Bilbao adına skorer ise Raul Lopez 13 sayı ile oynadı. Maç sonucu 79 - 60 CSKA lehine ama Bilbao bu farkı hak etmiyor.Sonuç olarak CSKA seride 2 - 0 öne geçti.Büyük ihtimallede Deplasmanda zorlansada kazanacaktır.Ve Final - four'a yükselecektir.  

    Geçelim geçenin en güzel maçına M.Siena - Oliympiakos maçının son dakikaları adeta nefes kesti.Siena maçı tam aldım derken bir anda Olimpiakos müthiş bir savunmayla geri döndü.Maça ortak oldu.Neredeyse alıyordu.Lakin Bo McCalebb son saniyede top çalmasıyla maçı takı adına aldı.İsterseniz 4. Çeyerekteki müthiş geri dönüşü ve savunmayı akamlar anlatsın size 4. Çeyrek: 14-27 Neredeyse Oliympiakos tur için büyük bir avantaj yakalıyordu.Lakin maçı Siena kazanmasını bildi.İvkovic ve Obradovic gibi coach'larınız varsa rakip sizden ne kadar üstün olursa olsun ümidi kesmeyeceksiniz.Oliympiakos taraftarıda,basketbolseverlerde.Favori olarak Siena'yı gösteriyordu.Lakin hal böyle olmadı.Ve Oliympiakos büyük avantajla evine dönüyor.Ben aslında Siena'nın maçı rahat kazanacagını düşünüyordum.Oliympiakos'un son çeyekteki savunması alt yapılarda ders niteliginde gösterilmelidir.Son çeyrek dışında maç hep Siena'nın kontrolü altındaydı.Siena'nın her hucumu McCalebb'in elinde şekilleniyor.Oliympiakos'da Spanoulis'in büyük etkisi var ama daha takım olarak,düzen içerisinde oynayan Oliympiakos ki takım oyunu her zaman daha etkilidir.Maçın skorerlerine bakacak olursak.Oliympiakos adına Printezis 15 sayı, Acie Law ve Pero Antic ise kaydettiği 11'er sayı ile oynadı.Siena'da ise  Bo McCaleb 20 sayı,Lavrinovic 18 sayıyla galibiyette büyük rol oynadılar.    

    Son olarak bir özür yazı baya geçikti ama kusura bakmayın....

22 Mart 2012 Perşembe

EUROLEAGUE FİNAL-EİGHT - 2. GÜN


    Euroleague F8'de 2. Gün maçlarıda oynandı.Ve ilk maçlar tamamlandı.Basketbol adına çok güzel maçlar izliyoruz.Dün süpriz olmadı demiştim.Ama bir süpriz oldu.Ve Olimpiakos,Siena'yı deplasmanda mağlup etti.Şimdi geçelim maçlara... 

    İlk olarak süpriz maçtan başlayalım.Maçın ilk bölümleri,M.Siena'nın üstünlügüyle geçildikten sonra maçın son 10 dakikasında Müthiş bir savunma yapan Olimpiakos potasında sadece 7 sayıya izin verip.Kaşı potaya 21 sayı göndererek maçı kazanmasını bildi.Son 10 dakikadaki yapılan savunma bence bütün alt yapılarda ders niteliginde izletilmeli.Savunmanın Eurolegue'de ne kadar önemli oldugunu bir kez daha görmüş olduk.Euroleague'de iddialı olacaksanız.Savunmanız üst düzeyde olmalıdır.Olimpiakos,Siena gibi bir takımı deplasmanda yenebiliyorsa bunun tek açıklaması olaganüstü bir savunmadır.Siena çok potasiyelli bir takımdır.Öyle kolay degil Siena gibi takımı 7 sayıda bırakmak.Bu yapılan savunmanın ne denli muazzam oldugunu bir kez daha gösterir.Maçın en skorerleri Olimpiakos için,Printezis 20 sayı,Spanoulis 15, Kyle Hines 13 sayıyla galibiyette büyük rol oynayan oyuncular.Siena cepesinde ise David Andersen, 26 sayı ve 7 ribaund, Bo McCalebb 15 sayı ve 4 asistle oynamasına ragmen takımının yenilgisine engel olmadı.Sonuç 79 - 73 Olimpiakos yenerek,seride 1 - 0 öne geçti.    

    Gelelim CSKA - Bilbao maçına.İlk yarı müthiş bir oyun vardı sahada,açık söyleyeyim o ilk yarı hiç bitmesin keyfini çıkaralım istedim.Bilbao'nun CSKA karşısında direnmesi,neredeyse hatasız oynaması maçın başa başa gitmesi ve olaganüstü mücadelesi,müthiş bir Bilbao vardı sahada.Yanlız ilk yarının sonlarına dogru CSKA biraz hareketlenince,Bilbao'da bench'den katkı alamayınca ilk yarı CSKA lehine 10 sayı fark ile bitti.Skoru görüpte CSKA baştan sona Bibao'yu ezmiş diyenler varsa yanılıyor.Bir ara önde bile götürdü.Lakin dedigim gibi bench ve kalite farkı maç ilerledikçe agırlıgını çok daha fazla hissettirdi.Ve CSKA farklı galip geldi.İlk yarıda sahada savunma anlamında direnç gösteren tek CSKA'lı Krilenko'ydu.En kritik yerlerde işini yaptı ve çekildi.Gerçekten harika bir oyuncu.Bilbao'da ilk yarıda ön alan,baskılı savunmasını etkili yapınca,CSKA hucumlarda baya etkisiz kaldı.Bu sırada da boş üçlükler bulan ve çok iyi bir üçlük yüzdesi yakalayan Bilbao maçı başa baş götürdü.Tabi birde Bilbao'nun çok fazla top kaybı yapmasıda CSKA'nın işlerini kolaylaştıran bir detaydı.CSKA ciddi anlamda oyuna istedigi zaman agırlıgını koydugu an karşısında kimse duramıyor.Nenad Kristic'in içerdeki says üstünlügü ve bundan dogan zaaflar,Gordon'nın kritik yerleredeki şutları,Shved'in maça agırlıgını koyması,tabi unutmadan ekstra gayret ile CSKA'nın o yıldırıcı savunmasıda galibiyette büyük pay sahibidir.Ne kadar yıldızları toplasanızda o savunmayı çok iyi yapmalısınız.Bilbao'nun da fizik olarak yorulması önemli detaylardan biridir.CSKA'nın şut yüzdesini yukarı çekmesi ve daha setlerine sadık,topu paylaması maçı getiren önemli detaylardandı.Maçın skorerlerine bakacak olursak. Nenad Krstic 18 sayı,Alexey Shved 15, Jamont Gordon 14 sayı ile galibiyette önemli tol oynadılar.Bilbao'da ise Kostas Vasiliadis 15 sayı,Alex Mumbru 14 sayılık performansıyla Bilbao'nun öne çıkan oyuncularıydı.Sonuç CSKA maçı 98 - 71 kazanarak seride 1 - 0 öne geçti.Ve bu seride favori olan taraf oldugunu sahada göstermiş oldu.Bilbao'da bu sene Euroleague'de sezonun en başarılı takımı bana göre.Düşük bütçelerine ragmen yaptıkları iş harika,sonra Galatasaray.M.P gelir.İkisininde hemen hemen bütçesi aynı ve bu sene Euroleague'e damga vurdular.A lisans konusunda iki takımda ciddi adaydır.Galatasaay taraftarı sayesinde biraz daha önde olsada.Bilbao sonuç olarak bir İspanya takımı sezon başı neler olacak görecegiz.

3 Mart 2012 Cumartesi

HER GÜZEL ŞEYİN BİR SONU VAR


    Euroleague'den elendik.Her güzel şeyin bir sonu var elbet,bize bu güzel heyecanları yaşatan herkese çok çok teşekür ederim.Euroleague'e ön elemelerden katılmamızla başlayan serüvende üzüntüden çok daha fazla sevincimiz oldu.Bu süreçte bizim için en büyük kazanç taraftar ve takım bütünlügü yakalandı.Bu öyle kolay saglanabilecek bir şey degil.Bir kerede yakalndıgı zaman kolay kaybolacak bir şeyde degil.Onun dışında bir büyük kazançta galiba yeni sezon başında ULEB'den gelebilmesi muhtemel A lisansı'dırSon maçta önemli bir maçı kaybetsekde buy sezon EL'de(Euroleague) en çok kazanan Galatasaray.M.P oldu.EL'de kendimizi ispat etmiş olduk.   

    Birazda gelelim EL serüveninde neler yaşadık.Kısaca anlatalım.Öncelikle ön elemelerle başladık.Önce PAOK ile sonra Asvel ve ardından ev sahibi Rytas'ı etkili ve güzel bir oyunla geçerek EL'e katıldık.Hep söylüyorum.Galatasaray bunun işaretini hazırlık maçlarında vermişti.Gruplara kaldıgımızda,rakiplerimiz Avrupa devi Barcelona,F4'lerin,F8'lerin gediklisi M.Siena,Bu sezon EL'de iddialı olan U.Kazan ve EL tecrübesi olan ve bu sene A lisans alan A.Prokom,yine EL tecrübesi olan U.Olimpia vardı.Kimilerine göre kolay sayılsada şuan bizim gruptan 3 takımın F8'de olması.O kişilere cevap olmuştur.O eleştirenlerin takımıda aynı zamanda Top 16'da bizim grup üçüncüsüne elendi.Yani bu kişiler basketbolu bilen yıllarını bu işe adamış kişiler nasıl olurda EL'de kolay grup hatta kolay maç olabilecegini düşünürlerde,yorum yaparlar anlamak zor.Bir ihtimal daha var.Galatasaray o kadara iyi oynadı.O kadar akıllı oynadı ki işini kolaylaştırınca herkese kolay geldi.O da Oktay Mahmuti'nin başarısıdır.
    Barcelona'yı İpekçide az daha yeniyorduk hemde son periyota 20 sayı geride girdsigimiz halde,atmosfer harika salon inliyor.Son periyot salonla beraber takımda coşuyor.O gün belki bom boş kaçırdıgımız.6 üçlükten 2'si girse bugün Barcelona ve CSKA ikilisini tek yenen takım olacaktık.Ki bunlar büyük ihtimal finalde karşılaşacaklar.Müthişde bir tribün show vardı.Avrupa basketbolunun ultrAslan ile tanıştıgı ilk maçdır.   
    M.Siena'yı ipekçide yine elimizdn kaçırdık.Siena çok önemli eksikler ile geldi.Lakin Siena,Sienadır.Hala çok büyük yıldızları sahadaydı.Bu sefer bir devi yeniyoruz derken 5 faulle atılması gerekn David Andersen'i İspanyol hakem atamadı.Sonuç olarak skor olarak yenildik.Yine tribün show'u vardı.Bu sefer bayraklar ön plandaydı.Ben sadece bu maça gidebildim.Zaman buluıp sadece bu maça gitmek kısmet oldu.Sonuç olarak herkes mutlu ayrıldı.   
    A.Prokom maçı eyvah işimizi zora sokacagız.Derken,bir anda takımın uyanması,taraftarın uyanması ile maç sonucunda berabere bitirdik.Uzatmalara gitti maç,oradaki müthiş destek ve takımında inanmasıyla maçı kopardık.O maçda herkes kabul ederki kötü oynadık.Kötü bir dönemdeydikde hem şu eleştiriyede cevap verilmiş oldu.Bu kötü niyetli bir eleştiri oldugunu düşünmüyorum."yenmesi gereken,kendinden daha aşagıda bir takıma karşı oynamak ekstra bir stres oluşturur.Yani bu Siena,Barcelona kadar rahat olmaz" deniyordu.Sonucunda bunuda kanıtlamış olduk.Bence çok dogru bir eleştiri EL'de gedikli olmak için atlanması gereken bir eşiktir.Ki onu tekrar Olimpia maçında yine gösterdik.   
    Olimpiakos ipekçiye geldi.Top 16'nın ilk iç saha maçı,yine muhteşem bir atmosfer,Işık show var.Takım inanmış.Olimpiakos eski gücünde degil "ama" diyen taraftarlar,yinede herkes inanıyor.Müthiş bir atmosfer çok iyi bir oyun tam aşldık maçı derken,Sloukas denen bir adam çıktı kendi sahasında üçlük attı.Maç bir anda uzadı.Aslında hayırlıda oldu.Stres altında bir anda moraller düşecek derken tekrar toparlanıp "hadi bakalım,şimdi yeni bir oyun,yeni bir başlangıç" denildi.Sonucunda maç kazanıldı.Oktay hocayı her maç için tebrik etme geregi duymadım.Çünkü zaten en büyügünü hak ediyor.Lakin bu maç için ekstra bir tebrik etmek lazım."Eyvah tam kazanıyorduk maç uzadı" demedi.Hemen takımını toparladı.Sonucunda maçı 1 sayı farkla aldı.   
    Anadolu Efes top 16'nın ilk maçı,Efes bize 1000 kişilik yer ayırdı.Lakin truva yapıldı.Sonucunda yaklaşık 1500,2000 civarında Galatasaraylı taraftar oradaydı.Deplasman Kendi sahamız oldu.Lakin o maçta çok kötü dönemimize geldigi için kaybettik.
    CSKA ipekçiye geldi.Herkesde bir heyecan yahu tadını çıkaralım maçın diyenler var.Bazılarıda acaba mı diyor.Bazılarıda gerçekten kazanacagımıza inanıyordu.Açık söyleyeyim ben acaba kazanabilirmiyiz diyenlerdenim.Bu sefer İpekçide çok bambaşka bir atmosfer var.Kareografiler,bayraklar,ışık showlar.Herkes motive maç başladı.İyi götürdük.Sonradan bir 10 sayı fark yaptı CSKA orada eyvah gidiyor derken,takım yine toparlandı.Sonucunda destansı bir zafer ile maçı kazandı.Tabi o sırada ULEB Galatasaray taraftarına bayılmış.Küçük bir belgesel yapıyorlar.Eminim çok iyi görüntüler çıkmıştır.Euroleague sitesinde bir hafta bu zafer konuşuldu.Bu takım belkide bu sezon ilk ve tek yenilgisini alıyor denildi.Sonuç olarak biz bir efsane maç daha kazandık.Eger o hafta Efes evinde Olimpiakos'u yenebilse bugün F8'i konuşuyor olurduk.  
    Anadolu Efes geldi.Onuda maçın kontrolünü hiç rakibe vermeden rahat yendik.   
    Son maça gelindi.Herkes nefesini tuttu ve izledi.Sonuç olarak daha EL'deki ilk sezonumuzda F8 oynama hakkı kazanabilirdik.Şu yanlış yapıldı.Bu yanlış yapıldı.Diye haddimi aşmayacagım çok kısa Spanoulis'i adam adama alıp,sürekli topuna etkili baskı yapmazsanız çok rahat oynar.Daha fazla teknige girmeyecegim.Sonuç olarak kazanacagımız maçı kayıp ettik.Top 16'da daha ilk sezonunda 3 galibiyet almak bile büyük başarıdır.   

    Olimpiakos maçı sonrası ve o maçla ilgili yazı yazmak istemedim.Sonrasında sıcagı sıcagına haksızlık yaparım.Birde şu yanlış bu yanlış deme cürretinde bulunmak istemedim.Yanlıııızzzz !   Bazıları bu takıma,hocaya,oyuncuların herhangi birine küfür etmeleri beni en fazla üzen şeydi.Bazıları kendi açtıgı sitede basketbol yazıyor diye kendini basketbol otoritesi sanmayacak !   Bazıları hayatında daha 1,2 senedir.Basketbol maçı izleyip bu yorumları yapmayacak !   Bazıları twitter'da kendini kanaat önderi sanmayacak !   Hele hele sadece twitter'da Galatasaray taraftarı olanlar bunu hiç yapmayacak.O gün kimsenin kalbini kırmamak için twitter'ın başından kalktım.Lakin herkesde haddini bilecek.Yahu ben bu işi 10 sene lisanslı oynadım.500'den fazla maça çıkmışımdır.Prof bile oldum.Bir 10 senedirde basketbol maçı izliyorum.Lakin ben bu arkadaşlar kadar iddialı konuşamıyorum basketbolda yarı cahil insandan hep korkmuşumdur.Bunlarda onlardan !   Yazık günah hak yemeyin !   Olimpiakos maçına kadar bu sezondan destansı bir sezon diye bahsedip sonrada sinirine yenilip bunları söyleymezsiniz !   İşin garibi bu takım Allah korusun EL ön eleme finalinde elenseydi.Bu takıma helal olsun,bravo aslanlar diyecek kişilerin tutup top 16'da 3 galibiyet almış bu takıma kfür etmeside ne denir ki büyüksün Oktay Mahmuti !  

    Son olarak bu takım sezon sonu şampiyon oldugunda sevinmezsiniz umarım "o kişiler" !  

16 Aralık 2011 Cuma

Top 16 Yolunun Kısa Hikayesi


Dile kolay. Ön elemelerle başladı Euroleague serüveni bu takımın. Son derece zorlu takımlarla oynadığı maçları kayıpsız geçti Mahmuti'nin Aslanları. Sonra grup aşamasına geldi sıralar. Eurolegaue'de ilk senesini geçirecek olan bir takım için kolay bir gurup oluşmadı aslında. Barcelona ve Montepaschi Siena gibi güçlü, Unics Kazan, Union Olimpija gibi gelenek sahibi takımlar düştü gurubumuza. Ama öyle bir başladı ki bu takım sezona, herkes guruptan çıkacağına inandığını söylemeye başladı. Bizlerde öyle. Maçlar başladı. Takım, oyun, taraftar herşey muhteşemdi. Sonra kısa bir düşüş oldu, biraz endişe hissettik. Ama inancımızı kaybetmedik. Her maç tribünde binlerce aslan, sahada'da Mahmuti'nin Aslanları, son topa kadar birlikte savaştık. Ve nihayet çarşamba akşamı Abdi İpekçi'de oynadığımız son maçta Union Olimpija'yı 80 - 59 mağlup ettik ve EL'de mücadele eden Türk takımları arasında top 16'ya kalan ilk takım olduk. Ne desek, ne kadar gururlansak az. Bu takım çok daha iyi yerlere gelmeyi hakediyor; gelecek de. Şimdi sırada Top 8 hedefi var. Rakipler daha zorlu, maçlar daha sert olacak. Ama biliyoruz ki Mahmuti'nin Aslanları, son topa kadar taraftarıyla birlikte savaşacak.

Olimpija maçının ayrıntıları ve maç fotoğrafları Resmi Sitenin maç sonu raporu sayfasında.


Oyuncularımızın, teknik heyetin ve yöneticilerimizin maç sonu açıklamaları da şöyle. Özellikle Ender'in taraftarla ilgili söylediklerine dikkati çekmek gerek.

8 Aralık 2011 Perşembe

2 İyi 1'de Kötü...

Son anda olmadı. Çok istedik Galatasaray'ın zaferleriyle dolu bir hafta yaşamayı ama Montepaschi Siena taş koydu. Dün Fenerbahçe galibiyetiyle başlayan Galatasaray haftası, bugün Dişi Aslanların 75-67'lik ZVVZ USK Prague galibiyetiyle sürdü. Kızlarımız bu galibiyetle birlikte, grupta 8 galibiyet - 1 mağlubiyet ve 17 puanla yeniden lider. Finali Mahmuti'nin Aslanları yapacaktı. İtalya'da ki maçta yenildiğimiz Siena'yı yendiğimiz taktirde Top 16'yı garantiliyorduk. Kalan maçlar formalite icabı oynanacaktı. Ama dedik ya; son anda olmadı. Yine muhteşem bir atmosferde oynanan karşılaşmayı, "önde olduğumuz maçı elimizde tutma telaşı, kaçan serbest atışlar ve hakemlerin 4 tane çok kritik hatalı kararı yüzünden" kaybettik. Sağlık olsun. Bu takımın bu kadar kısa sürede geldiği noktayı düşünürsek, ne olursa olsun ayağa kalkıp alkışlamamız gerektiğini söylemek yanlış olmaz. Günün son güzel haberiyse kadın voleybolcularımızdan geldi. Takımımız CEV Cup 2. tur 2. maçında, Güney Kıbrıs temsilcisi Apollon Limassol'u 3-0 mağlup ederek son 16'ya kalmayı başardı. Tüm takımlarımız lig ve Avrupa mücadelelerinde yollarına aynen devam ediyorlar. Galatasaray armasını zirveye taşımak ve bizi gururlandırmak için.