17 Ekim 2012 Çarşamba

Abdullah...


Bu bir sesleniştir. Milli takım dün akşam Brezilya 2014 Dünya Kupası grup maçlarında Macaristan'la karşılaştı ve Romanya maçından sonra bu maçı da kaybetti. Üstelik 3-1. O kadar canım sıkkın, o kadar kafam bozuk ki, doğrudan Abdullah Avcı'ya seslenme gereği duydum. Hoş; bunlardan, bu yazdıklarımdan o'nun haberi bile olmayacak ama ben içimi dökmek, düşüncelerimi yazmak, sorularımı sormak istiyorum.

Avcı, maç sonrası açıklamasında "İstifayı düşünmüyorum" demiş. Tamam, istifa etme. Hakikaten çok sık tek. dir. değişikliği ciddi manada istikrarsızlık yaratıyor. Eğer kendine güveniyorsan, "ben bunu başaracağım arkadaş" diyorsan devam et. Ama, Allah aşkına; kadro ve oyuncu seçimlerini, sistemini, teknik-taktik düzenini, oyun planını, çalışma tarzını, idman programını gözden geçir. Rotasyon deyip duruyorsun. Rotasyona önce kendinden başla o zaman.

Bu ülkede herkesin, her şey hakkında söyleceği bir şey vardır. Herkes her şeyi (bilhasa futbolu) çok iyi bilir(!), sende buna kızgınsın. Bir tek bu konuda haksız sayılmazsın. "Ağzı olan konuşuyor" modundasın şu an. Anlıyorum. Ama, kusura bakma hocam, bu kez o "herkes" haklı. Maalesef öyle.

İnatlaştın, "ben miyim tek. dir. siz misiniz?" dedin. Selçuk dedik, yedek bırakman yetmedi, bir iğneyle oynayabileceği sakatlığını bahane edip kadro dışı bıraktın. Semih'i kestin Macaristan maçında (ki bana göre Galatasaray cephesine güç gösterisi yapmaktı bu) yerine oynayan Egemen kırmızı görmediyse, bu maçın hakeminin çok kötü olmasındandır. Adım gibi eminim ki; Gökhan Gönül sakat olmasaydı Hamit'i de oynatmazdın, sırf Galatasaray'lı olduğu için.

Seni bu tartışmaların ortasına atanların, "Selçuk neden yok? Onur , Tolga varken neden Mert Günok?" sorularıyla tartışmaları başlatan Galatasaray cephesi olduğunu düşündüğün için. Evet hocam öyle. Biz o tartışmaları başlattık çünkü şanslıydık, hatalarını ve olabilecekleri daha en baştan görme şansımız oldu. Peki soruyorum ben şimdi. HAKSIZ MI ÇIKTIK HOCAM?

27 Eylül 2012 Perşembe

AlpASLAN...


4 yılı devirmişiz sensiz. Yaşasaydın, Galatatasaray tribünlerinin geldiği noktayı, kulübüne nasıl bağlandığını, nasıl sahiplendiğini, nasıl örnek bir profil çizdiğini görüp mutlu olurdun.

Biz seni unutmadık abi. Sen hep bizimlesin. Her söylenen Nevizade Geceleri'nde, her gol sonrası sevinçlerinde, her çekilen 3'lü de sen bizimlesin. Orada tribündesin.

Nurlar içinde yat. Cennetinden sarı ve kırmızı eksik olmasın.

21 Eylül 2012 Cuma

Kaptan...



Fotoğraf; geçtiğimiz yıllarda, Formula 1 yarışları öncesi Ali Sami Yen stadında düzenlenen yardım amaçlı dostluk maçından. Cüneyt kaptanı tutmaya çalışan isme dikkat.
Ferrari'nin Brezilyalı pilotu Felipe Massa. Ama kaptan sanki ilk günlerindeymiş, hala futbol oynuyormuş gibi hırslı ve güçlü.

20 Eylül 2012 Perşembe

Grande...


O; İtalyan kanalı için İnter - Milan maçını yorumlamak üzere San Siro'ya gittiğinde, Milanlı taraftarlarca eli öpülen bir adam. O; biz Galatasaray'lıların imparatoru, o'nu tanıyan, bilen ve seven yabancıların "grande" si, büyük Terim'i.

O Terim, dün gece Old Trafford'da böyle efsane bir kare vermiş foto muhabirlerine. Bize sadece ceketlerimizi iliklemek düşer.

Düşler Sahnesi...


Dün gece, uzun bir aradan sonra çıktık yeniden Şampiyonlar Ligi maçımıza. Olmamız gereken yerdeydik. Sahne Old Trafford'tu. Nam - ı diğer "Düşler Sahnesi." Manchester takımı ve taraftarı daha önce sayısız renkli düş görmüştü orada. Ama biz ilk kabuslarını izletmeyi düşünüyorduk. Kuralar çekildiği günden beri herkes bu maçı konuşuyordu. 93-94 sezonunda, Manchester'la olan eşleşmemizin UEFA'ya Şampiyonlar Ligi'nin statüsünü değiştirten sonucu ve İstanbul'da yaşananlar konuşulmaya başlandı hemen.
Zaman böyle geçti. Ve 19 Eylül 2012 geldi.


Maçtan önce motivasyon had safhadaydı. Hem takımda hem de taraftarda.
"Aslan Gibi Savaş Galatasaray" dedik. Savaştı. Tam 107 yıldır olduğu gibi, yine boyun eğmedi Galatasaray Türk olmayan takımlara. 1-0 kaybettik ama çok daha önemli şeyler kazandık. Biz dün akşam sergilediğimiz performansla, Şampiyonlar Ligi'nde bundan sonra oynayacağımız maçları şimdiden kazandık. Rakiplerimizde o tedirginliği şimdiden yarattık. Maç sonu topla oynama oranları ManU %49 Galatasaray %51'di. 3 direkten dışarı çıkan top. Hakem(!) Wolfgang Stark tarafından verilmeyen net 2 penaltı.




Bir ara 10 kişi savunma yapan ve efsane oyuncusu Gary Neville'a; ‎"Manchester United'ın 10 kişiyle defans yaptığını hayatımda hiç görmemiştim. Hem de Old Trafford'da görmek tam bir kabustu." dedirten bir ManU. Biz dün akşam böyle bir takımı elimizden kaçırdık.



Ama olsun. Çok daha önemli bir şeyi, imparatorun da dediği gibi; "kaybetmekten korkmadığımızı ve vazgeçmeyeceğimizi" dünya aleme gösterdik. Yolun açık olsun Galatasaray'ım. Kupalar ve zaferler seni bekler.

Maçın özeti ve imparatorun maç sonu açıklamaları aşağıda.